Mahkemesi : Samsun 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 27/03/2014
Numarası : 2013/5-2014/123
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekili, davacının 01.01.2005-31.12.2011 tarihleri arasında çalıştığını, emekli olarak iş sözleşmesini feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 59'uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
İşçinin işe iade davası açması durumunda, izin ücretinin talep edilip edilemeyeceği davanın sonucuna göre belirlenmelidir. Gerçekten işçinin dava sonucu işe başlatılması durumunda, önceki fesih ortadan kalkmış olmakla ve iş ilişkisi devam ettiğinde 4857 sayılı Yasanın 59'uncu maddesi uyarınca izin ücreti istenemez. İşçinin işe başvurusuna rağmen yasal bir aylık işe başlatma süresi içinde işe alınmaması halinde ise, işe başlatmama anı fesih tarihi olarak kabul edildiğinden, izin alacağı bu tarihte muaccel olur.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut olayda davacı 23/06/2010 tarihinde açtığı kısmi dava dilekçesinde davacının 01.01.2005-15.01.2010 tarihleri arasında çalıştığını, 2009 yılına ait yıllık izninin kullandırılmadığını iddia etmiştir. Kısmi dava dosyasında alınan 26.04.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda davacının 5 yıl 11 gün hizmeti bulunduğu, 2005, 2006, 2007, 2008 yıllarına ait yıllık izinlerini kullandığı, kullanılmayan 14 günlük izin hakkı bulunduğu kabul edilerek 246,43 TL yıllık izin alacağı hesaplanmıştır. Davacının hesaplamaya itiraz etmediği, talebini 50,00 TL’den 246,43 TL’ye çıkararak ıslah talebinde bulunduğu, Mahkemece de talep edilen miktarın aynen hüküm altına alındığı tarafların kararı temyiz etmemesi nedeniyle kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı kısmi davada 01.01.2005-15.01.2010 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmiş ve çalışması 5 yıl 11 gün kabul edilmişken mevcut davada 01.01.2005-31.12.2011 tarihleri arasında çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı ve yıllık izin alacaklarını talep etmiştir. Davacının toplam çalışması 6 yıl 11 ay 26 gün olduğundan, 56 gün izin hakkını kullandığı ilk davada kabul edilerek 14 günlük izin hakkı hüküm altına alındığından 6. yıl çalışması için bakiye 20 günlük izin hakkını isteyebileceği dikkate alınmaksızın 90 gün izin hakkı bulunduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy