Mahkemesi : Karabük İş Mahkemesi
Tarihi : 22/05/2014
Numarası : 2014/121-2014/168
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 01/08/1980 - 31/12/1982, 01/10/1993 - 31/03/1995, 31/12/1995 - 13/06/1997 tarihleri arasında çalıştığının açmış oldukları hizmet tespiti davacıyla belirlendiğini, davalı tarafın SGK'na davacının çalışmasını muntazaman bildirmemesi sebebiyle davacının geç emekliye ayrıldığını ve emekli maaşından mahrum kaldığını belirterek kıdem tazminatı alacağı ile davalının geç emekliliğe sebebiyet vermesinden doğan zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı vekili, alacakların zamanaşımına uğradığını ve geç emekli olunduğuna ve bu sebeple oluştuğu iddia edilen zararın tazminine dair talep bakımından mahkemenin görevsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece kıdem tazminatına dair talep tefrik edilerek ayrı bir esas üzerinden yargılama sürdürülmüştür. Geç emekliliğe sebebiyet verildiği iddiasıyla talep edilen tazminat ile ilgili ise "...davacının tazminat talebinin davalının davayı sürüncemede bıraktırması sebebine dayalı olduğu, tazminat talebinin sebebinin işçi-işveren ilişikisine dayalı olmadığı, mahkemenin görevli olmadığı..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
Kanunun 2 nci maddesinde bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişi işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişi ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar işveren olarak tanımlanmıştır. İşçi ve işveren sıfatları aynı kişide birleşemez.
Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici öğeleridir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesine göre, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir. İşçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir.
Dava dilekçesi içeriği irdelendiğinde davacı tarafın talebi Mahkeme gerekçesinin aksine, davalı tarafın SGK'na davacının çalışmasını muntazaman bildirmemesi sebebiyle davacının geç emekliye ayrıldığını ve emekli maaşından mahrum kaldığını belirterek, davalının geç emekliliğe sebebiyet vermesinden doğan zararın tazminine ilişkindir.Şu hale göre talep davalının hizmet tespiti davasındaki tutumu ile ilgili değildir.Akdin devamı sırasında bizzat işverenin SGK'na yapması gerekli bildirimleri yapmaması sebebine dayanmaktadır ki bu talep işçi işveren arasındaki iş sözleşmesine dayanan bir uyuşmazlıktır.Mahkemece verilen görevsizlik kararı isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; davalı tarafça SGK'na yapılması gereken bildirimlerin zamanında yapılması halinde davacının hangi tarih itibariyle emekli olacağını tespit ettikten sonra anılan tarih ile hali hazırdaki emeklilik tarihi arasında geçen sürede davacının ne kadar emekli aylığı alması gerektiği belirlenmek ve bu tutardan davacı tarafından işverence primlerinin yatırılmadığına dair SGK'na gerekli bildirim yapılmamakla davacının zararın oluşmasında ortak kusuru bulunmakla tespit edilen tazminat tutarından indirim yaparak çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy