Mahkemesi : Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi : 31/03/2014
Numarası : 2012/303-2014/300
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, fazla mesai alacaklarının ödenmemesi sebebi ile iş aktini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve fazla mesai alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, iş aktinin davacı tarafından haksız olarak feshedildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş aktinin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla mesai alacağının olup olmadığı, davalı tarafından ödenip ödenmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Somut olayda davacının fazla mesai alacaklarının ödenmemesi sebebi ile İşkur Bölge Müdürlüğü'ne başvurusu sonucunda işyerinde yapılan incelemede sonucu düzenlenen ve aksi kanıtlanmadığı için doğru kabul edilen raporda davacının 5.330 tl fazla mesai alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Söz konusu bu tespit hükme esas alınan bilirkişi raporunda detaylıca irdelenmemiştir. Destekleyici delil niteliğindeki deliller ve özellikle tanık beyanları ile işyerinin bulunduğu bölge itibari ile sezon uygulamasının esnek şekilde uygulandığı, turistik tesis olması sebebi ile yıl boyunca davacının çalışmasının aynı şekilde devam ettiği dosya kapsamı ile doğrulanmıştır. Bu doğrultuda tüm deliler birlikte değerlendirilerek fazla mesai alacağının doğru bir şekilde tespit edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup karar bozulmalıdır.
2-Kabule görede, fazla mesai alacağı için takdiri indirim nedeni ile reddedilen miktar için davalı yararına avukatlık ücreti verilemeyeceği, talebin 5000 TL. olduğu takdiri indirim yapılmaksızın kabul edilen fazla mesai hesabının ise 4.233,63 TL. ve reddedilen miktarın 766,37 TL. olduğu anlaşılmakla, AAÜT.'nin 12/1-2 maddesi gereğince davalı yarırına verilecek olan avukatlık ücreti reddedilen miktarın üzerinde olamayacağı halde 1500 TL. maktu avukatlık ücretine hükmedilmiş olması da doğru olmamıştır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 11/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy