Mahkemesi : Adana 3. İş Mahkemesi
Tarihi : 24/09/2013
Numarası : 2012/72-2013/548
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 01.07.2014 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı O.. B..San. ve Tic.A.Ş. vekili Av.D...K... ve karşı taraftan davacı N.. G.. vekili Av.T.. Ö.. geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı O.. B.. A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalı O.. B.. A.Ş.'nin asıl işverenliğinden dava dışı S.. Şirketinin işçisi olarak çalıştığını, işten çıkarıldığını, fazla mesai yaptığını, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, hak ettiği alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava dışı S.. isimli şirketin işçisi olduğunu, bu şirket ile aradaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olarak nitelendirilemeyeceğini, davanın husumetten reddi gerektiğini savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Davaya davalı yanında katılan S.. A.Ş. vekili, davacının devamsızlık yaptığını, ihtara rağmen mazeret bildirmediği gibi işe başlamadığını, bu nedenle işten çıkarıldığını, yıllık izinlerini ve hafta tatillerini kullandığını, diğer tatil günlerinde çalışmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delilere göre davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin kanıtlanamadığı, bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklarının bulunduğu, davalının asıl işveren olduğu gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içinde 03.11.1997-31.12.2001 dönemine ilişkin ibraname mevcut olup ibraname içeriğinden davacıya kuruşlandırılarak kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti ödendiği görülmektedir. İbranameye karşı davacı taraf imza inkarında bulunmadığı gibi, baskı ve irade fesadı altında alındığına dair yeterli delil bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının ibraname kapsamındaki 03.11.1997-31.12.2001 tarihleri arasındaki hizmet süresinin tasfiye ile sonaerdiği kabul edilmeli ve hizmet süresi 03.11.1997-31.12.2001 arasındaki dönem dikkate alınmadan belirlenmeli, işçilik alacakları da buna göre hesap edilmelidir.
3-Davacı vekili, davacının hafta tatillerinde çalıştığını ancak ücretinin ödenmediğini iddia etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık anlatımları ile desteklendiği için haftalık izin kullanım belgelerine kısmen değer tanınarak 2010 yılından itibaren davacının haftalık izinlerini kullandığı kabul edilmiş ve 2007-2009 arasındaki dönem için hafta tatili ücreti hesap edilmiş, mahkemece hakkaniyet indirimi uygulanarak alacak hüküm altına alınmış ise de, davacının imzasını taşıyan imzanın inkar edilmediği ve baskı ya da irade fesadı altında alındığına ilişkin yeterli delil bulunmayan 2010 yılından öncesine ait haftalık izin kullanım belgelerine itibar edilmemesi hatalı olmuştur. Davacının hafta tatili çalışma ücreti bu belgeler de dikkate alınarak belirlenmeli ve davacının hafta tatilini kullandığı 2010 yılı öncesindeki dönem bakımından fazla mesai de haftalık 18 saat üzerinden hesap ettirilmelidir.
4-Davacı vekili, davacının son ücretinin net 1250,00 TL olduğunu iddia etmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının kıdemi, yaptığı iş, bilirkişilik yaptığı emsal dosyalardaki tespitler, tanık anlatımları gerekçe gösterilerek fesih tarihindeki ücreti net 1250,00 TL kabul edilmiştir.
Her ne kadar davacı tanıkları iddiayı teyit etmiş ve davacının ücretinin net 1250,00 TL olduğunu belirtmişlerse de, davacı tanıklarının davalıya karşı benzer istemlerle dava açan kişiler olduğu gerçeği karşısında, beyanlarının tek başına yeterli olmadığı açıktır. Bilirkişinin bu dosyaya yansımayan başka dosyalardaki tespitlerini dikkate alması ise usulen yanlıştır. Zira her dosya kendi içindeki delillere göre değerlendirilmelidir. Bu itibarla davacı işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından ve meslek odalarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
Mahkemece yapılacak iş, 4 numaralı bozma nedeni ile ilgili eksikliklerin tamamlanmasından sonra 2 ve 3 numaralı bozma nedenlerini de kapsayacak şekilde ek hesap raporu almak ve dosyadaki tüm deliller ile birlikte değerlendirerek davalı yararına oluşan kazanılmış hakları ihlal etmeden çıkacak sonuca göre karar vermektir.
O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı O.. B.. AŞ.'ne verilmesine, 01/07/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy