Mahkemesi : Alanya İş Mahkemesi
Tarihi : 27/03/2014
Numarası : 2011/380-2014/203
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde 01.05.2007-30.10.2011 tarihleri arasında sezonluk işçi olarak aşçı pozisyonunda çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğini, maktu olarak istifa ve ibra belgeleri imzalatıldığını, haftada 6 gün 8.00-17.30 saatleri arasında çalıştığını bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının istifa dilekçesi sunmak suretiyle istifa ettiğini ve başkaca bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1086 sayılı HUMK.nun 74, 6100 sayılı HMK.nun 26. maddelerinde açıkça belirtildiği üzere “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Taleple bağlılık kuralı gereği hakim davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığını beyan ettiği tarih ile bağlı olup daha fazlasına hükmedemez.
Somut olayda davacı tarafından dava dilekçesi ile ücret alacağı talep edilmemiş olmasına rağmen mahkemece talep aşımı yapılmak suretiyle, talep edilmemiş olan bir alacak hakkında karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
3-Bilirkişi tarafından davacıya ait giydirilmiş brüt ücret hesaplanırken yol ücreti de ücrete dahil edilmiştir. Oysa davacı ve davalı tanıklarının beyanına göre davacı ve bazı işçilerin kendi tutmuş oldukları servis ile işe gidiş geliş yapmış oldukları, davalının servis ayarlaması yapmadığı sabittir. Mahkemece bu husus gözetilmeden ücretin hatalı tespit edildiği bilirkişi raporunun, hükme esas alınması doğru olmayıp bozma nedenidir.
4-Taraflar arasında davacının çalışma saatleri ve buna bağlı olarak ne kadar fazla mesai yaptığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda tüm tanıklar davacının işe gidiş-gelişte kullandığı servisin 17.30 da işyerinden hareket ettiğini bildirmişlerdir. Bilirkişi tarafından fazla mesai ücreti hesabı yapılırken davacının 8.00-17.30 saatleri arasında çalıştığı kabul edilmiştir. Oysa tanık anlatımlarında sabit olduğu üzere, davacı 17.30 da işyerinden ayrılmaktadır. Mahkemece; davacının yapmış olduğu iş gözönüne alınarak davacının mutfak bölümünden çıkıp, üzerini değiştirip servise binmesi için geçecek süre dikkate alınmadan, davacının servis kalkış saati olan 17.30 a kadar çalıştığının kabulü ile hesap yapılmış olan hatalı bilirkişi raporunun, hükme esas alınması isabetsiz olmuştur.
5-Davalı Bölge Çalışma Müdürlüğü raporunda dayalı olarak 2011 yılı Ekim ayında bazı fazla mesai ve genel tatil ücreti olarak bazı ödemeler yaptıklarını ve bu ödemelerin bilirkişi raporlarında ilgili alacaklardan mahsup edilmediğini iddia etmiştir. Bilirkişi raporlarında ve taraf beyanlarında bahsedilen Bölge Çalışma Müdürlüğü raporu dosyada bulunmadığı için incelenememiştir. Diğer yandan gerçekten de dosyada bulunan banka kayıtları incelendiğinde davacıya maaş adı altında 19.10.2011 tarihinde 302,72 TL. ve 28.10.2011 tarihinde 363,04 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Yine aynı ay içerisinde davacıya 981,76 TL maaş ödemesi yapılmıştır. Hal böyle iken mahkemece davacıya yapılmış olan bu ödemelerin ne için yapılmış olduğu gerekirse davacı bu hususta isticvap edilerek, tüm dosya kapsamı ve ilgili Bölge Çalışma Müdürlüğü raporu hep birlikte değerlendirilmek suretiyle açığa kavuşturulup ona göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulmuş olması bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 17.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy