Mahkemesi : Bakırköy 7. İş Mahkemesi
Tarihi : 27/12/2012
Numarası : 2011/546-2012/804
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine
2-Davacı, davalı işyerinde yönetici olarak, 1.800.00 TL aylık ücret ile 15.9.2005-12.9.2011 tarihleri arası çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının işyerinde çalışmadığını, hatır için işyerinde yatıp kalktığını, ancak yanlarında çalışıldı kabul edilse bile arada iş akdinin olmadığını, asgari ücret aldığını, iş akdini devamsızlık yaparak kendisinin sonlandırdığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı işyerinde 15.9.2005- 12.9.2011 tarihleri arasında 1.800,00 TL aylık ücret ile çalıştığı ve fazla mesai yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununda 32 nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı, davalı işyerinde 1.800,00 Tl aylık ücret ile çalıştığını iddia ederken, davalı asgari ücretle çalıştığını savunmuştur. Taraflar arasında ücretin miktarının uyuşmazlık konusu olduğu durumlarda, ilke kararlarında belirlenen kıstaslara göre emsal ücret araştırması yapmadan, davacının iddiası doğru kabul edilerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınması isabetsiz olup bozma nedenidir.
3-Davacının hizmet süresinin tespiti konusunda da mahkeme kabulü yerinde değildir. Davacı, davalı işyerinde, 15.9.2005 tarihinde işe başladığını iddia etmiş, davalı ise hiç çalışmadığını savunmuştur. Bilirkişi, raporunda isabetli olarak, iş ilişkisinin başlangıcının, davacı adına davalı işverenin temsilcisi tarafından banka hesabına ilk para yatırıldığı tarih olan 28.4.2006 tarihi olması gerektiğini belirlenip, sonra sebebi anlaşılamayan bir nedenle davacının iddiasının kabulüyle hesaplama yapmış ve mahkemece de bu süreye itibarla kıdem ve ihbar tazminatı belirlenmiştir. Ancak, davacı tanıkları tarafından dahi doğrulanmayan, davacı tarafın soyut iddiasının kabulü ile hizmet süresinin tespiti yerinde değildir. Davacının iş akdinin başlangıcının, adına ilk para havale edildiği tarih olan 28.4.2006 olarak kabulü gerekirken, 15.9.2005 olarak kabulü hatalı olup bozma nedenidir.O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy