Mahkemesi : İzmir 4. İş Mahkemesi
Tarihi : 17/09/2014
Numarası : 2014/196-2014/760
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini öne sürerek davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş akdinin performans yetersizliğine dayalı olarak feshedildiğini ve davacının sendika üyesi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının davalı işyerinde 11/03/2008 tarihinden iş akdinin fesih tarihi olan 26/02/2014 tarihine kadar olan süreçte belirsiz süreli hizmet sözleşmesine dayalı olarak çalıştığı ve iş akdinin performans yetersizliği nedeniyle feshedildiği, dinlenen davacı tanıkları davacının da bulunduğu bir toplantıda sendikaya üye olmak konusunun konuşulduğu ve performansının iyi olduğu halde işten çıkarıldığını, davacının çıkarıldığı tarihi de içeren 1 aylık süreçte işten çıkarılan 150 kişiden yaklaşık 100 tanesinin sendika üyesi veya olmak isteyen kişiler olduğunu, tanıkların da sendikaya üye olmak nedeniyle davacı ile aynı ya da yakın tarihlerde işten çıkarıldıklarını beyan ettikleri ve bu durumun sendikaya yazılan yazıya gelen cevaptan da doğrulandığı, davalı tarafın dosyaya sunmuş olduğu performans belgeleri ve davalı tanık beyanları dikkate alındığında davacının iş akdinin performans düşüklüğü nedeniyle feshedildiğini ispata yeterli delil olmadığı, son 1 aylık süreçte 100 civarında işçinin çıkarılmasının performans düşüklüğü ile izahının da mümkün bulunmadığı, bu nedenle davacının iş akdinin feshinin geçerli nedene dayandığının davalı tarafça delillendirilemediği ancak davacının da henüz sendikaya üye olmadığı, sendika üyeliğinin de konuşulduğu bir toplantı dışında sendikaya üye olmak faaliyetlerini tam olarak belgeleyemediği iş akdinin feshinin sendikal nedene dayalı olduğunun davacı tarafça delillendirilemediği gerekçesiyle davacının işe iadesine ancak sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Fesih tarihinden yürürlükte olan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun “sendika özgürlüğünün güvencesi" başlıklı 25.maddesinin 2. fıkrasına göre; işveren, ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında çalıştırma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamaz; 3. fıkrasına göre; işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya farkli işleme tabi tutulamaz; 4. fıkrasına göre; işverenin fesih dışında yukarıdaki fıkralara aykırı hareket etmesi halinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir. Aynı maddenin 5. fıkrasına göre ise; sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18,20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. Iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi halinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir
İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılan davalarda, salt işçinin sendika üyesi olması feshin de sendikal nedenle yapıldığını göstermez. Mahkemece, gerekli araştırma yapılarak ve özellikle de tanıklardan davacının sendika üyesi olmasının yanında ne tür sendikal faaliyetlerde bulunduğu somut olarak sorulup tespit edilerek toplanan deliller sonucu feshin sendikal nedenlere dayandığının tereddütsüz belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre fesih için geçerli bir nedenin varlığı davalı işverence kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetli olup davalı temyizi yerinde değildir.
Sendikal neden yönünden incelendiğinde ise; Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir. Dairemizden geçen emsal nitelikteki (örneğin, 2015/9269-9270-9271 Esas sayılı ve 2015/3640...3648 Esas sayılı dava dosyaları) dava dosyalarında, yerel mahkemelerce belirtilen ilkeler doğrultusunda araştırma yapılmış ve davacılar hakkında daha önce performansa dair işlem yapılmaması, aynı tarihte geçmişteki performans verilerinden dolayı fesihten 1 gün önce savunma istenerek akdin feshedilmesi keza davacılar ile benzer kıdemli ve sendikaya başvuran işçilerin de benzer işlemlere muhattap olmaları gerekçeleriyle iş akitlerinin sendikal nedenle feshedildiği kabul edilmiş olup, Dairemizce de onanmıştır.
Somut olayda, mahkemenin gerekçesinde de belirttiği üzere davacı fesih tarihi itibariyle sendika üyesi değildir. Ancak iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğinin kabulü ile sendikal tazminata hükmedilebilmesi için işçinin sendika üyesi olması gerekmemektedir. Sendikal faaliyetlerde bulunması nedeniyle iş akdinin feshedilmesi halinde de sendikal nedenle fesih sözkonusudur. Eldeki dava dosyası, Dairemizden geçen emsal nitelikteki dava dosyaları ile birlikte irdelendiğinde, davalı işyerinde sendikal örgütlenmenin 2014 yılının Şubat ayında başladığı, davacının 22.04.2014 tarihinde sendikaya üyeliğin konuşulduğu bir toplantıya katıldığı ve 26.04.2014 tarihinde de iş akdinin sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Behsedilen toplantıya katıldığı için iş akdi feshedilen sendika üyesi olan Y...T.... isimli işçinin açmış olduğu işe iade davasında da akdin sendikal nedenle feshediliği kabul edilmiş ve sözü edilen karar da Dairemizce onanmıştır. Tüm bu hususlar birlikte ele alındığında, davacının iş akdinin sendikal nedenle feshedilmiş olduğunun kabulü dosya içeriğine uygun düşecektir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca mahkeme kararı bozulup ortadan kaldırılmış ve Dairemizce aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-6356 sayılı Yasanın 25/5.fıkrası uyarınca ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının davacının işe başlatılması veya başlatılmaması şartına bağlı olmaksızın 1 yıllık ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Alınması gereken 27.70 TL harçtan peşin alınan 25.20 TL harcın mahsubu ile kalan 2.50 TL harç giderinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacının yapmış olduğu 101.70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 02.07.2015 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy