Mahkemesi: Samsun 2. İş Mahkemesi
Tarihi: 27/11/2014
Numarası: 2013/140-2014/809
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmelerin davacı olan öğretim elemanının 2547 sayılı YÖK Kanunu ile 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu kapsamında çalıştırılacağı, 2547 sayılı yasanın 34. Maddesinde Yüksek Öğretim Kurumlarında sözleşme ile görevlendirilecek yabancı uyruklu öğretim elemanları ilgili fakülte, enstitü veya yüksek okul yönetim kurulunun önerisi üzerine atandığı, 2914 sayılı Yüksek Öğretim Personel Kanunu'nun 16. Maddesi uyarınca alınan Bakanlar Kurulu'nun 14/10/1983 gün ve 1983/7148 sayılı kararıyla Yüksek Öğretim kurumlarında yabancı uyruklu öğretim elemanı çalıştırılması esaslarına ilişkin karar başlıklı olup taraflar arasındaki sözleşmelerin anılan karar çerçevesinde düzenlendiği, anılan Bakanlar Kurulu Kararı'nın 12. Maddesinde personelden isteğe bağlı olarak SGK'ya hastalık primi kesileceğinin açıklandığı, aynı kurala iş sözleşmelerinde yer verilmediği, oysa sosyal güvenlik hakkından vazgeçilemeyeceği gibi iş kanununa tabi bir çalışanın sigortalı olmasının da yasal bir zorunluluk olduğu, bu nedenle taraflar arasında bir iş ilişkisi kurulmadığı, yasalar ve Bakanlar Kurulu kararı çerçevesinde bir atama işlemi ile idari nitelikte sözleşmeler imzalandığı, idari sözleşmeden doğan ihtilaflara ilişkin davaların iş mahkemelerinde görülmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında bir iş ilişkisi kurulmamış olması, yasalar ve bakanlar kurulu kararı çerçevesinde bir atama işlemi ile idari nitelikte bir sözleşme imzalanmış olması, idari sözleşmeden doğan ihtilaflara ise iş mahkemelerinde bakılmasının mümkün bulunmaması nedeniyle idari yargının görevli olduğuna yönelik verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, dosya incelendiğinde davacının 26.2.2013 tarihinde işe iade, alacak ve hizmet tespiti davasını birlikte açtığı, davaların tefriki sırasında davacının açmış olduğu işe iade davasının sehven iki kez tefrik edildiği anlaşılmaktadır. Böyle olunca, sehven tefrik edildikten sonra bu dosya ile birleşen Samsun 1. İş Mahkemesi'nin 2013/148 Esas sayılı dosyasında davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmiş olması hatalı olup bozma nedeni ise de, yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı ve düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (B) bendinin tümden çıkarılarak '' Davalı kendini vekille temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihindeki yürürlükteki A.A.Ü.T. gereğince taktiren 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, '' şeklinde düzeltilmesine, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.09.2015 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.