Mahkemesi : Düzce İş Mahkemesi
Tarihi : 22/01/2015
Numarası : 2014/572-2015/137
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş akdinin sendikal faaliyette bulunması ve ... Sendikası’na üye olması sebebi ile feshedildiğini, sendika üyesi olmadan önce üst göreve verildiği halde sendika üyeliği öğrenildikten sonra eski görevine iade edildiğini, davalı işveren tarafından bir çok kez sendikal örgütlenme içerisinde olması nedeniyle sorgulandığını, 05.06.2014 tarihinde cep telefonuna gelen sendikal örgütlenmeye dair mesaj nedeniyle M.. K.. isimli işçi tarafından tehdit edildiğini ve durumu kolluk kuvvetlerine bildirdiğini, 09.06.2014 günü işyerine gittiğinde işe alınmayarak iş akdinin feshedildiğini, işveren yetkilisi M.. D..’nın istihdam edilen tüm personele hitaben yaptığı konuşmada ... Sendikası’nın yetki alması halinde işyerini kapatmak ve işsiz kalmak ile tehdit ettiğini, keza davalı Şirketin idari amirinin de üyesi olduğu ... Sendikasını kötüleyerek ... Sendikasına üye yapmak istediğini, e-devlet şifrelerinin davalı işverence yasa dışı yolla ele geçirilerek sendikal haklarının kısıtlandığını, işverenin Düzce ve İstanbul işyerinde de işçilerin sendikal tercih hakkını kısıtladığı, sendikal faaliyet başladıktan sonra bağlantıyı kesmek için işyeri duvarlarının siyah bezle kapatıldığını, Düzce işyerinde ve İstanbul işyerinde sendika öncülüğü yapanların iş akitleri sona erdirilerek gözdağı verildiğini iddia ederek feshin geçersizliği ve işe iadesi ile sendikal tazminat talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının sendikal faaliyete ilişkin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, amirlerince verilen talimatlara uymayarak işyerinde işi yavaşlattığı, ayrıca işini kötü, eksik ve yetersiz yaparak işyerinin zarara uğramasına neden olduğunu, işine gereken dikkate ve özeni göstermesi hususunda defalarca uyarılmasına rağmen uyarıları dikkate almadığını, SGK çıkış kodunun sehven 04 kodu olarak yazıldığını, iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini, açıklayarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, feshe dair yazılı işlemin dosyaya sunulmadığı, yargılama sırasında ise davacının iş sözleşmesinin amirlerine ve çalışma arkadaşlarına olan olumsuz ve saygısız tutum ve davranışları sebebiyle feshedildiği bildirilmişse de yapılan inceleme ve dinlenen tanık beyanlarına göre davalı tarafından haklı fesih hususunun ispat edilemediği, bu nedenle feshin geçersizliğine karar verilmesi gerektiği, sendikal nedenle fesih hususunun değerlendirilmesinde ise; davacının 05.04.2014 tarihinde ... sendikasına üye olduğu, toplamda 41 işçinin sendikaya üye olduğu, bunlardan 16 tanesinin üyelikten istifa ederek çalışmaya devam ettikleri, davacı ve F.. Ö.. isimli üyelerin iş akdinin sona erdirildiğinin bildirildiği, bu kayıtlara göre davacının iş sözleşmesinin feshinin sendikal nedenle olduğu hakkında davacı tanık beyanları dışında delil sunulmadığı, davacının sendikal fesih hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle bu talebinin reddine karar vermiştir.
Bireysel sendika özgürlüğü, kolektif sendika özgürlüğünün temelidir ve bu ikisi bir bütünü oluşturur. Çalışanların örgütlenmesi önündeki tüm engeller, toplu sözleşme düzeninin varlığını tehdit eder. Sendikal nedenle yapılan fesih, bu engellerden biridir. Feshin ilk bakışta iş sözleşmesi ve işçi üzerinde etkisini göstermesi yanıltıcıdır. Bu haksız fiil, temelde sendikaya ve nihayet toplu sözleşme düzenine yönelmektedir. Farklı ifadeyle, işveren işçiyi işe alırken ve çalıştırırken sendikal nedenle ayrım yapıyorsa ya da bu nedenle işçiyi işten çıkarıyorsa, aslında sendikayı işyerinden çıkarmak ya da toplu sözleşme düzenini etkisiz kılmak istemektedir. Haksız fiilin sebebi ve hakkın özü bakımından yapılan bu tespit, devletin yükümünün, hak sahibinin yetkilerinin ve ilgili hukuk kuralının barındıracağı yaptırımın belirlenmesinde temel dayanak olmalıdır. Yaptırım belirlenirken, sendikal nedenle yapılan feshin, ilk bakışta iş sözleşmesi ve işçi üzerinde etkisini gösteren fakat temelde sendikaya ve nihayet toplu sözleşme düzenine yönelik bir haksız fiil olduğunu gözden kaçırmamak gerekir.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar Kanununun 25 inci maddesi ile sendikal özgürlüğün güvenceleri düzenlenmiş olup, bu madde ile getirilen teminatlardan birisi de işçinin sendikal feshe karşı korunmasıdır.
Anılan Kanun hükmü ile sendikal özgürlüğün kapsamı belirlendikten sonra 4 üncü fıkrasında da işverenin kapsam dahilindeki özgürlüklere aykırı hareket etmesi halinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedileceği amir hüküm olarak düzenlenmiştir. Buna göre sendikal tazminat 4857 sayılı Kanun’un 21 inci maddesindeki iş güvencesi tazminatı gibi işe başlatmamanın bir hukuki yaptırımı değil, feshin sendikal nedenle yapılmasının ve bu nedenle feshin geçersiz olmasının bir sonucu olarak öngörülmüştür.
Bu durumda, sendikal feshe dayalı işe iade davası açılması halinde eğer feshin geçersizliği sendikal faaliyet nedeniyle tespit edilirse işe iade yanında, işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata karar verilmesi gerekmekle zikredilen Kanun hükmünün 5 inci fıkrası mucibince işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın bu tazminatın hüküm altına alınması gereklidir.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda, Mahkemece işveren feshinin biçimsel koşullara uygun yapılmadığı, ve haklı fesih nedenlerinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının işe iade talebinin kabulü dosya içeriğine uygundur. Ancak mevcut delil durumu itibariyle davacının sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmesi yerinde değildir.
Davacı sendikal nedene dayalı fesih iddiasını ispat için, işyeri çalışanlarının rızaları hilafına e-devlet şifrelerinin ele geçirildiğine ilişkin şikâyetleri üzerine başlatılan otuzu aşkın soruşturma dosyasını, şirket yetkilisi T.. A..’ın 05.06.2014 tarihinde, idare amiri A.. B..’ın 12.06.2014 tarihinde yaptığı konuşmalara ilişkin ses kaydı ve çözümünü, işyeri çalışanı olup ... Sendikası faaliyetinde öncü olduğu iddia edilen M.. Y..' nın sendikal hakların engellenmesi hakkındaki soruşturma dosyasını, ayrıca davalının Düzce ve İstanbul ...’da istihdam ettiği tüm işçilerin 2013/11 den 2014/6. ay dahil dönem bordrolarını talep ederek tanık dinlettiği görülmüştür.
Mahkemece yargılama safhasında ... Sendikasınca gönderilen 11.08.2014 tarihli cevabî yazıda; davalı Şirketin İstanbul ... ve Düzce/... olmak üzere iki ayrı işyeri bulunduğu, her iki işyerinde de sendikal örgütlenme faaliyetinin bulunduğu, davacının Düzce ... işyerinde sendikaya ilk üye olan öncü işçi olduğu, Düzce'deki işyerinde 41 üye bulunduğu, davacının iş akdinin feshinden sonra 16 işçinin üyelikten çekildiği, ve üyelikten çekilen 16 işçinin halen işyerinde çalıştığı, davacı ile F.. Ö.. isimli işçilerin iş akitlerinin feshedildiği, halen işyerinde çalışan 23 sendika üyesi işçinin bulunduğu, ... sendikasının işyerinde TİS yapma yetkisinin bulunmadığı, davacı ve F.. Ö.. isimli işçilerin sözleşmelerinin feshinden sonra 10.06.2014-11.07.2014 tarihleri arası 16 işçinin üyelikten çekildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Yargılama safhasında toplanan delillerden ve bilhassa taraf tanık beyanlarından davalı işyerlerinde fiilen iki sendikanın örgütlenme faaliyeti içinde olduğu ve davalı Şirketin işletme düzeyinde bir işverenlik olduğu da açıktır.
Davacı tarafça davalı şirket yetkililerinin işyeri çalışanlarının rızaları hilafına e-devlet şifrelerinin ele geçirildiğine ilişkin şikâyetleri üzerine başlatılan otuzu aşkın soruşturma dosyasının birleştirildiği ve Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığının 2014/25234 sayılı soruşturma dosyasının halen devam ettiği, yine ... Sendikasının ... Sendikasının yetki tespitine işverenlikçe usulsüz edinilen e-devlet şifreleriyle üyelik yapıldığından dolayı itiraz edildiği ve bu dosyanın da halen derdest olduğu anlaşıldığı gibi davalı işverenin sendikal faaliyet başladıktan sonra bağlantıyı kesmek için işyeri duvarlarının siyah bezle kapatıldığına dair fotoğraflar da dosyada bulunmamaktadır.
Davalı Şirketin işletme düzeyinde bir işverenlik olduğu da dikkate alınarak somut olayın özelliğine ve yukarıda yer verilen Dairemiz ilkelerine göre; her iki işyerinde davalı Şirkette çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde hangi sendikaya üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, çekilip de çalışmaya devam eden işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı, sendikalı ise hangi sendikaya üye olduğu tespit edilmeli gerekirse bu konularda bilirkişi raporu alınmalı ve tüm deliller toplanarak bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır.
Mahkemece eksik araştırma ve yetersiz gerekçeye dayanılarak sendikal tazminat talebinin reddi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 09.09.2015 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy