Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı iş sözleşmesinin işverence geçerli bir neden bulunmadan feshedildiğini öne sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Üniversite, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının hizmet alım sözleşmesine uygun olarak temizlik işlerinde çalıştırıldığını, davalı şirket ise kendisinin son alt işveren olmadığını, diğer davalı ile arasında muvazaa bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, yazılı bir fesih bildiriminin bulunmaması ve ihalenin sona ermesinin haklı ya da geçerli bir fesih nedeni olmadığı gerekçesiyle davacının işe iadesine karar verilmiştir.
TMK.nun 28.maddesinde gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ve buna bağlı olarakta taraf ehliyetinin sona ereceği bildirilmiştir. Vekalet ilişkisi ölüm ile son bulur. Bu nedenle davaya ölen tarafa karşı ve onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız öleni ilgilendiren, yani mirasçılarına geçmeyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalır. Bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı veya mirasçıları tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçılarıda ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara ölen tarafın mirasçılarına karşı veya mirasçıları tarafından devam edilir. Mirasçıları ilgilendiren davalar, ölen tarafın mirasçılarına geçen alacakları; hakları ve mallarına ilişkin davalardır. Bu halde, ölen tarafın mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler. Dava devam ederken davacı ölürse, davacının mirasçıları, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip ederler. Davalı ölürse davayı davalının mirasçılarının hepsine karşı birlikte devam ettirilir. HMK.nun 55. Maddesinde taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunda belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceği, bununla beraber hakimin, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebileceği bildirilmiştir. TMK.nun 605. maddesinin birinci paragrafı gereğince yasal ve atanmış mirasçıların mirası TMK.nun 606. maddesi gereğince üç ay içinde reddedebilecekleri, bu üç aylık sürecin hak düşürücü süre olduğu, bu sürenin miras bırakanın ölümünü öğrendikleri tarihte başlayacağı, atanmış mirasçıların miras bırakanın tasarrufunun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlayacağı bidirilmiştir.
Somut olayda 04.03.2013 tarihinde dava açılmış ve dava devam ederken 10.04.2014 tarihinde davacının öldüğü dosya içerisinde mevcut bulunan nüfus kayıt örneğinden anlaşılmıştır. Nüfus kayıt örneğine göre, davacının; eşi ... ve reşit olmayan oğlu ... dışında mirasçısı bulunmamaktadır. Yargılama sırasında, davacının eşi kendi asına asaleten ve reşit olmayan oğlu adına velayeten avukata vekaletname vermek suretiyle davayı takip etmiştir. Bu nedenle somut olayda taraf teşkilinin sağlanmış olduğu anlaşılmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların ödenmesini de hüküm altına alınması gerekir. Bu süre üst sınır olup, aynı maddenin son fıkrası uyarınca sözleşme ile değiştirilemez, aksi hükümler geçersizdir. Yasa koyucu yargılama süresini dikkate alarak bu düzenlemeyi yapmıştır. Yargılama süreci 4 aylık sürenin altında kaldığında, kısaca fesih ile işe iade kararı sonrası başvuru arasında boşta geçen süre 4 aydan az olduğu takdirde, başvuru tarihine kadar ki ücret ve diğer haklar hüküm altına alınacaktır. Ancak yargılama süreci 4 aydan fazla sürdüğünde, yasanın amir hükmü gereği boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer hakların ödenmesi gerekecektir.
Diğer taraftan, boşta geçen süre için 4 aya kadar ücret ve diğer haklara hak kazanmak için, kesinleşen feshin geçersizliği kararını alan işçinin işe başvurması gerekir. Başvurmayan işçi açısından 21. maddedeki düzenleme gereği önceki fesih geçerli hale geleceğinden boşta geçen süre ücretini talep etme hakkı doğmayacaktır. Bu anlamda işe iade için başvuran, ancak işverenin işe davetine rağmen işe başlamayan işçinin de, Dairemiz uygulaması gereği boşta geçen süre ücretine hak kazanamayacağı da açıktır.
Ölüm iş ilişkisini sona erdiren nedenlerden biridir. İş sözleşmesi feshedilen ve bu fesih nedeni ile işe iade davası açan işçinin, yargılama sırasında ölmesi halinde, feshin geçerli olmadığının tespit edilmesi halinde ölüm tarihi itibari ile iş ilişkisinin sona ereceği uyuşmazlık dışıdır. Ancak bu nedenle işe iade ve işe başlatmama tazminatının konusuz kalacağı da açıktır. Burada sorun hak kazanılması başvuruya bağlı olan, hatta başvurma ve işe davet edildiği takdirde başlanılması zorunluluğu ile muaccel olacak boşta geçen süre ücret ve diğer hakların hüküm altına alınıp alınmayacağıdır. Ölen işçi feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açtığına göre bu istemi içinde feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işe başlamak için başvurma ve işe başlama iradesinin de olduğunun kabul edilmesi gerekir. Davacı işçi yargılama sırasında ölmek ve bu tarihte iş ilişkisi sona ermekle, bu iradesini artık ölüm nedeni ile kullanmamaktadır. İşçi ölmeseydi ne tür davranışına üstünlük tanınacak idiyse, öngörülen bu davranışa hukuki sonuç bağlanmalıdır. O halde feshin geçersizliğini isteyen davacı işçinin yargılama sırasında ölmesi halinde boşta geçen süre ücret ve diğer haklara hak kazandığının kabulü gerekir.
Somut olayda, mahkemece ispat yükü üzerinde bulunan ve aralarında asıl-alt işveren ilişkisi bulunan davalıların iş akdinin sona erdirilmesinin haklı yada geçerli bir nedene dayandığını ispatlayamamış olması nedeniyle feshin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de davacının yargılama sırasında vefat ettiği gözetilmeden hüküm kurulmuş olması hatalıdır. Ayrıca, mahkemece davacının lehine karar verilmiş olmasına karşın davalılar yararına da avukatlık ücretine hükmedilmiş olması, yargılama giderinin yarısının davacı üzerinde bırakılması ve karar başlığında davacı olarak yargılama sırasında vefat eden işçinin mirasçıları olan eşi ... ve reşit olmayan oğlu ...'in gösterilmemiş olması da doğru bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazları yerinde bulunduğundan 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE
3-Davacının yargılama sırasında vefatı nedeniyle konusuz kalan işe iade ve işe başlatmama tazminatı hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacı işçinin yargılama sırasında vefat etmiş olması nedeniyle kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile mirasçılarına miras hisselerine göre verilmesi GEREKTİĞİNE,
5-Karar tarihinde alınması gerekli 27,70 TL harçtan peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,40 TL'nin davalı ... ...Ltd. Şti.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı taraf yatırılan 24,30 TL başvurma harcı, 24,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 48,60 TL harcın davalı ... ...Ltd. Şti.'den alınarak davacılara verilmesine, davacıların yapmış olduğu 625,90 TL yargılama giderinin ise davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ÖDENMESİNE,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
8- HMK 333 Madde uyarınca gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacı ve davalı ... ...Ltd. Şti.'ne iadesine,05/11/2015 oyçokluğuyla KESİN olarak karar verildi.
KARŞI OY
Feshin geçersizliğinin tespiti davalarında üç aşama mevcuttur. Birincisi; mahkemenin feshin geçersizliğine karar vermesi, ikincisi; karar kesinleştikten sonra işçinin on işgünü içerisinde işe başlamak için işverene başvurması, üçüncüsü; işverenin işçiyi işe başlatma iradesini işçiye ulaştırmasıdır.(B.Kar,İş Güvencesi ve Uygulaması,s.809)
4857 sayılı İş Kanunun 21.maddesine göre mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçi kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. Buna göre işçinin işe başlatmama tazminatı ile çalıştırılmadığı en çok dört aylık ücret ve diğer haklara hak kazanması için kesinleşen işe iade kararının tebliğinden itibaren on iş gün içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır. Aksi halde, işverence yapılmış olan fesih geçerli hale gelir.
Yüksek Yargıtay'ın son yıllarda kararlılık kazanmış görüş ve uygulamalarına göre, işçinin kesinleşen mahkeme kararından sonra işverene işe başlamak için başvurması tek başına yeterli görülmemektedir. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. Başka bir anlatımla, işçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmektedir.
Somut olayda davacı işçi yargılama sırasında ölmüş olduğuna göre işe başlamak için işverene başvurması imkansız hale gelmiştir. İşe başlatılma talebi inşai bir hak olup mirasçılar tarafından kullanılması mümkün değildir. Yasal düzenleme ve yukarıda açıklanmaya çalışılan Yargıtay uygulamaları göz önüne alındığında yargılama sırasında vefat eden işçinin, dava açmakla işe iade iradesini belirttiği, amacın işe iade edilmek ve edilmemesi halinde akçalı haklardan yararlanmak olduğu gerekçesiyle, davaya devam eden mirasçılar yararına 4 aya kadar boşta geçen süre ücretine hükmedilmesi açıkça bu yasal düzenlemelere aykırıdır. İlk derece mahkemesince, davacı mirasçılarının haklarına etkisi yönünden işveren feshinin geçersizliğine karar verilip, işçinin yargılama sırasında vefatı nedeniyle diğer talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulması gerekmektedir.
Bu hususa değinmeyen sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılamıyorum. 05/11/2015