Mahkemesi:İş Mahkemesi
Dava Türü: İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Üniversite, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının hizmet alım sözleşmesine uygun olarak temizlik işlerinde çalıştırıldığını, davalı şirket ise kendisinin son alt işveren olmadığını, diğer davalı ile arasında muvazaa bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, yazılı bir fesih bildiriminin bulunmaması ve ihalenin sona ermesinin haklı ya da geçerli bir fesih nedeni olmadığı gerekçesiyle davacının davalı üniversitedeki işine iadesine, işe iadenin mali sonuçlarından hangi davalı olduğu belirtilmeden davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, pirim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı üniversite nezdinde değişen alt işverenlerde sigortalı olarak gösterilmek suretiyle temizlik hizmet alım işi kapsamında temizlik işçisi olarak çalıştığı, davalı şirketin davacının son alt işvereni olduğu ve davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu ancak bu ilişkinin davacıya ait sigorta hizmet döküm cetveline göre davacının 04.06.2007 tarihinde ... Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı'nda çalıştığının bildirilmesi ayrıca davacı tanıklarının da davacının temizlik işi dışında evrak teslim, çay getir-götür, mobilya yapımı vs işleri yaptığını yani işveren ne derse o işi yaptığını beyan etmeleri nedeniyle muvazaalı olduğu, iş akdinin ise geçerli bir neden olmadan feshedildiği anlaşılmaktadır.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı biçimde kurulması halinde işçi gerçek işveren işyerine iade edilmeli, ancak işçinin iş akdinin geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacaklarından (boşta geçen en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakları ile birlikte işçinin süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat) muvazaalı işlemin tarafı olan gerçek veya tüzel kişi gerçek işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır.
Ayrıca muvazaalı bir hukuki muamele ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı bir haksız eylem niteliğindedir. Üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı takdirde haksız fiil sorumluluğuna dayanarak muvazaalı hukuki işlemi yapan taraftan zararının tazminini isteyebilir. Haksız fiil işleyen kimse uygun illiyet bağı çevresine giren bütün zararlardan sorumludur. Ayrıca muvazaa sebebiyle akdin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallerde muvazaa ileri sürülemez.
Somut olayda iyiniyetli olan davacı işçiye karşı taraf olmadığı muvazaanın ileri sürülemeyeceği, akdin hükümsüzlüğünün davacıya karşı ileri sürülmesinin MK.'nun 2.maddesindeki iyiniyet kurallarına aykırı olması ve hiç kimsenin kendi hilesinden yararlanamayacağı ilkesi gereğince muvazaalı işlemi yapan davalı şirketin iş akdinin geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacağından davalı Üniversite ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilmelidir. (HGK.'nun 03.12.2008 T. 2008/9-704 E, 2008/730 K. sayılı kararı)
Bu hukuki olgu karşısında davalılar arasında muvazaa bulunması nedeniyle davacının asıl işveren olan davalı Üniversiteye iadesine, maddi sorumluluk açısından ise davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının ... Üniversitesi işyerine işe iadesine karar verilmesi gerekirken, hangi davalıya işe iade edildiği belirtilmeden ''... Üniversitesi'ndeki işine iadesine '' şeklinde hüküm kurulmuş olması doğru bulunmamıştır. İşe iadenin mali sonuçlarından hangi davalı olduğu belirtilmeden tek bir davalının sorumlu tutulması da isabetsizdir. Davacının işe iadesine karar verilmiş olmasına rağmen davalılar yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderinin yarısının davacının üzerinde bırakılması ve son olarak davacının kıdemi göz önünde bulundurulduğunda işe başlatmama tazminatının 5 ay yerine 4 ay belirlenmesi de hatalı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle tarafların temyiz itirazları yerinde bulunduğundan 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının Ordu Ünivesitesi işyerine İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Karar tarihinde alınması gerekli 27,70 TL harçtan peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.40 TL'nin davalı ... ...Ltd. Şti.'den alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 24,30 TL başvurma harcı, 24,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 48,60 TL harcın davalı ... ...Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının yapmış olduğu 625,90 TL yargılama giderinin ise davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8- HMK 333 md uyarınca gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacı ve davalı ... ...Ltd. Şti.'ne iadesine, 05/11/2015 oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.