Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe İade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili ; iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini ve sendikal fesih nedeniyle tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, feshin haklı nedene dayalı olduğunu ve sendikal tazminat talebinin yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iş akdinin haklı yada geçerli bir nedene dayandığının davalı işverence ispatlanamadığı bu nedenle davacının işe iadesine karar verilmesi gerektiği ancak ispat yükü üzerinde bulunan davacının da feshin sendikal nedenle yapıldığını ispatlayamadığı bu nedenle sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının işe iadesine, sendikal tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Davalı işveren tarafından 23.07.2014 tarihli fesih bildirimi ile, “20.04.2011 tarihinden beri müvekkil şirkette çalışmaktasınız. Şirket işleyişi ve Yasalar gereğince, müşterilere ay içinde çeşitli kere kesilen faturalar müşteri ürünlerinin teslimi sırasında tarafınızdan müşteriye teslimi yapılmaktadır. 18.07.2014 tarihinde yapılan tespite göre, müşterilerimizden birisine teslim edilmesi gereken, ilgili müşteriye ve işverene ait sırların yer aldığı faturaları, müşterinin rakibi olan bir başka şirkete teslim ettiğiniz, müşterinin işverenle ilişkisini kestiğini bildirmesi ile öğrenilmiştir. Söz konusu faturada müşterinin rakibi olan diğer şirkete daha düşük fiyatlandırma ile satış yapıldığı görülmekte olup, müşterinin haklı tepkisi karşısında savunma yapılamamıştır. Davranışınız, işverene ait sırların ifşası eylemi olduğu gibi, müşterinin kaybolması nedeniyle bir aylık ücretiniz üzerinde bir zarara sebep olmuş bulunmaktasınız. Yazılı savunmanız istenilmişse de, savunma vermekten ve savunma talepli yazı imzalamaktan imtina etmeniz üzerine savunma talebi yüzünüze karşı okunarak tutana tutulmuştur. Açıklanan nedenlerle, zarfların üzerindeki şeffaf pencerede açıkça müşterilerin ticari unvan ve adresleri yazılı olmasına rağmen, kastınız veya ihmaliniz ile işverene verdiğiniz zarar nedeniyle sözleşmenizin haklı nedenle feshine karar verilmiştir. '' denilerek iş akdine son verilmiştir.
Davalı işveren tarafından feshe konu yapılan davacının hatalı teslim ettiği faturanın hangi tarihli fatura olduğu, yanlış fatura tesliminin davacı tarafından hangi tarihte gerçekleştirildiği belirtilmediği gibi dava dışı Bortar veya İmeksan Firmaları tarafından kendilerine tevdi edilmesi gereken faturaların diğer bir şirkete tevdi edildiğine ilişkin şirkete gönderilen bir yazı fatura iadesi de sunulmamıştır. Firmaların davalı şirket ile olan sözleşmesini bu sebeple feshettiğine dair açıklama içerir bir fesih yazısı da bulunmamaktadır. Davalı işveren feshin haklı yada geçerli bir nedene dayandığını ispatlayamadığı için mahkemece feshin geçersiz olduğunun tespitine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; davacı feshin sendikal nedene dayalı olarak yapıldığını iddia etmiş olup mahkemece bu konuda yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulmuştur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İşverenin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25'inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Somut olayda davacı, 20.04.2011-23.07.2014 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde şoför olarak çalışmış olup 23.05.2014 tarihinde DİSK Türk Gıda İş Sendikasına üye olmuştur. İşyerinde sendikal örgütlenme 2014 yılının Mayıs ayında başlamıştır. Sendika yazı cevabına göre, sendikaya üye olan sayısı 24, üye olup iş akdine son verilen işçi sayısı 14 ( fesihler 17.07.2014-26.08.2014 arasında), istifa eden işçi sayısı ise 2 dir. ( 30.08.2014 ve 01.09.2014 tarihlerinde) . Sendikanın işyerinde örgütlenme aşamasında olduğu yetki tespiti isteminde bulunabilecek sayıya ulaşmadığı anlaşılmaktadır. Sendika yazı cevabına göre, sendika üyesi olan işçilerin iş akdine 17.07.2014-26.08.2014 tarihleri arasında son verilmiştir. Davalı işveren tarafından 2014 yılı Haziran ve Ağustos ayları arası dönemde (bu aylar dahil) iş akdi sonlanan işçilerin iş akitlerinin sona erme nedenlerini ve tarihlerini gösteren bir liste sunulmuş olup işten çıkış nedeni deneme süreli iş akdinin feshi, istifa , işveren haklı yada bildirimli fesih olarak gösterilmiştir. Bu listeden, Temmuz ayında işveren tarafından iş akdi sona erdirilen işçilerin biri hariç diğerlerinin tamamının sendika üyesi işçiler olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tanıkları da işyerinde sendikal örgütlenmenin başladığının öğrenilmesiyle işçilerin işverenin yanına teker teker çağrılarak sendikaya üye olup olmadıklarının sorulduğunu, sendikaya üye olduğu tespit edilen işçilerin iş akitlerinin feshedildiğini, görev yerlerinin değiştirilmek istendiğini, çeşitli bahaneler öne sürüldüğünü beyan etmişlerdir.
Deliller birlikte değerlendirildiğinde, ... Türk Gıda Sanayi İşçileri Sendikası’nın davalı iş yerinde örgütlenme faaliyetine başladığı, bu kapsamda sendikaya üyelik kayıtlarının başlamasından hemen sonra sendikaya üyelik için başvuruda bulunan işçilerin işten çıkarıldığı, ispat yükü üzerine düşen davacının iş akdine sendikal nedenle son verildiğini ispatladığı anlaşıldığından feshin sendikal nedene dayandığının kabulü dosya kapsamına uygun düşecektir.
Açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın davalı tarafından ödenmesi gereken tazminat miktarının sendikal fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Karar tarihinde alınması gerekli 27.70 TL harçtan peşin alınan 25.20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.50 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacının yapmış olduğu toplam 72.30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre 1.500.00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 19.11.2015 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.