Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davalı işverene ait işyerinde çalışan davacı işçinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının 23.07.2011 tarihinde şirket prensiplerine gereken özeni göstermesi ve verilen talimatlara uyması hususunda uyarıldığını, 07.07.2013 tarihinde ise mağaza güvenlik görevlisi ..., temizlik görevlisi kişi ve ... Mobil Personelinin kız kardeşine ait ... Clup Kartları aynı gün 6-7 kez kullanılmak suretiyle 05-08.07.2013 tarihinde kasiyer çalışma talimatına aykırı olarak kart sahibi olmayan kişilere usulsüz kart kullandırdığının tespiti üzerine disiplin kurulu kararıyla son kez ihtar edilmesine karar verildiğini, 18.03.2014 tarihinde kendisi için alışveriş yapıp kokteyl domatesi normal domates fiyatından kasadan geçirerek satın aldığı ve usulsüz işlem yaparak şirketi zarara uğrattığının kamera kaydı ile tespit edilmesi üzerine savunmasının talep edildiğini, 24.03.2014 tarihli disiplin kurulu kararıyla 4857 sayılı iş kanunu 25/II e bendi uyarınca oy çokluğuyla iş akdinin feshine karar verildiğini, iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kendisi için aldığı kokteyl domatesi fiyatta daha ucuz olan normal domates kodundan kasadan geçirerek satın aldığı, iş ilişkisinde davalı işverenin feshin haklı nedene dayandığını ispat etmesinin gerektiği, dinlenen davalı tanık anlatımlarında; davacının pahalı olan ürünü ucuz olarak göstererek haksız kazanç elde ettiğinin beyan edildiği, davalı işverenin ise davacının kendisi için aldığı kokteyl domatesi fiyatta daha ucuz olan normal domates kodundan kasadan geçirerek satın aldığı ve böylelikle usulsüz işlem yaparak şirketi zarara uğrattığı belirtilmiş ise de, aradaki farkın çok düşük bir fark olup, fesih sebebine ilişkin olayın feshin son çare olma ilkesine uygun ve ölçülü olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
4857 sayılı İş Kanununun 25inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda davacının fiyatı daha yüksek olan kokteyl domates yerine satın aldığı ürünü normal domates kodundan kasadan geçirmesi nedeniyle davalı işveren zararının olup olmadığı ve bu zararın miktarı ehemmiyet arz etmemektedir. Önemli olan bir kuruş bile olsa böyle bir usulsüzlüğe tevessül edilmesidir. Olayın dava dilekçesinde anlatıldığı şekilde davacının bir anlık dalgınlığından kaynaklı olduğu ifade edilmiş olsa da bu eylem nedeniyle davacıya olan güven sarsılmıştır. İş ilişkisinin devamı davalı için beklenemez. Davacının davranışları haklı fesih ağırlığında olmasa da geçerli fesih nedeni oluşturacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 27,70 TL harçtan peşin yatırılan 25,20 TL harcın tenzili ile bakiye 2,50 TL harç giderinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalının yapmış olduğu 56,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
8-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 14.10.2015 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy