Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, 14/07/2007 tarihinden itibaren davalı ... tarafından ihale edilen B Termik Santrali işletmesinin taşaron iş üstlenen şirketlerde (... şirketi, teknoyapı şirketi ve taşçıoğlu şirketi) çalışmaya başladığını, 21/11/2012 tarihinde askere gittiğinden tazminat almadan işten ayrıldığını, askerlik dönüşüne işe başlatılmadığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, çalıştığı bu şirketlerden dolayı işten çıkartıldığında kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediğini, davalı işyerinde aylık 1.300,00 TL brüt ücretle çalıştığını, kendisine günlük yol ücreti ile servis imkanı sağlandığını, ayrıca işyerinde yemek (1 öğün) işveren tarafından sağlandığını, kıdem tazminatı hesabı yapılırken yol, yemek yardımlarının da dikkate alınmasını talep ettiğini, işten çıkartılırken iş arama hakkı kullandırılmadığından ve tazminat ödenmediğinden ihbar tazminatı da istediğini yukarıda arz edilen nedenlerle belirsiz alacak davası olarak çalışmış olduğu döneme ilişkin ödenmeyen kıdem tazminatı için yemek, yol ücreti de dikkate alınarak yapılacak hesaplama ile kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının akdin feshi tarihinden itibaren işleyecek en yüksek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununda 32'nci maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 323'üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek ünvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı davalı işyerinde 1.300,00 TL brüt ücret ile çalıştığını iddia etmiş, davalı davacının asgari ücretle çalıştığını savunmuştur.
Yargılama süresinde dinlenen davacı tanıkları davacının ne kadar maaş aldığını bilmediklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece taraf iddiaları ve hizmet süresi, kıdemi ve vasıfları dikkate alınarak ve dosyaya davalı tarafından sunulan bordrolar dikkate alınarak son aylık brüt ücretinin 1.700,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Somut olayda davacı dava dilekçesinde davalı işyerinde aylık brüt 1.300,00 TL ücretle çalıştığını beyan etmiş olup 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesi gereği mahkeme tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup bundan daha fazlasına hükmedemeyeceğinden davacının talebinin aşılarak aylık brüt 1.700,00 TL giydirilmiş brüt ücretle çalıştığı kabul edilerek bilirkişi raporundaki bordroda görünen brüt 1.700,00 TL üzerinden hesaplama yapan seçeneğe itibarla hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.