Mahkemesi:İş Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı ...’nın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde işçi olarak çalışmakta iken kadrolu işçi olmadan önceki dönemdeki çalışmalarının kadro ve derecesinin belirlenmesinde göz önüne alınmadığından eksik ödenen ücret farkı, akti ikramiye, ilave tediye, kıdem tazminatı farkı, vardiya zammı ve yıpranma primi alacaklarının ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının talep ettiği ve ...'den doğan alacak taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6772 sayılı Kanunun 4'üncü maddesine göre, ilave tediye alacağının ödeme zamanını, Bakanlar Kurulu belirler. Bakanlar Kurulunun kararı ile ilave tediye alacağı muaccel hale gelir. İlave tediye hesabı, Bakanlar Kurulunun belirlediği ödeme tarihlerindeki ücrete göre yapılmalıdır. Ödeme zamanı taraflarca kararlaştırılmadığında, Borçlar Kanununun 101'inci maddesi uyarınca, temerrüt için alacaklının ihtarına gerek vardır. İlave tediye alacağı yasadan kaynaklandığından, talep halinde temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmelidir. Toplu İş Sözleşmelerinde bulunan, 6772 sayılı Yasa maddesinin tekrarından ibaret hükümler, alacağın dayanağının ilgili Yasa olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinden, bu durumlarda dahi yasal faize karar verilmelidir.
Mahkemece ... 104.maddeine göre 6772 sayılı Yasa’dan kaynaklanan ilave tediye alacağına ...’de belirtilen ödenmesi gereken tarihlerden itibaren yasal faize karar verilmiş ise de, 104.maddede akdi ikramiye düzenlenmiş olup yasal ilave tediye yönünden açıkça ödeme tarihi kararlaştırılmamıştır. Yasal ilave tediye alacağının dava ve ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile hüküm altına alınmaması bozma nedenidir.
Kabule göre ise somut olayda, 392 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davalı ... harçtan muaf olmasına rağmen harçla sorumlu tutulması hatalı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının kısmen kabul kısmen reddine ilişkin 2.bendinin ilave tediye farkı alacağına ilişkin paragrafı ile harca ilişkin 3 ve 4.bentlerinin çıkartılarak yerine;
“1.073,55 TL net ilave tediye farkı alacağının,
500,00 TL'sine dava tarihinden,
573,55 TL'sine ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine",
" 3-Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 231,65 TL harcın istek halinde davacıya iadesine" rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 18/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.