T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2- Davacı, davalı işyerinden emekli olduğunu ve işe başladığı tarihten 2.2.2001 tarihinde kadroya geçirildiği tarihe kadar mevsimlik işçilikte geçen sürelerin derece ve kademe ilerlemesinde dikkate alınmadığını öne sürerek kademe ve derece tespiti ile ücret farkı, yıpranma primi farkı, akdi ikramiye farkı, ilave tediye farkı ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının bilirkişi tarafından hesaplanan mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönem yönünden hak ettiği derece ve kademenin tespitine, yeni derece ve kademeye göre alması gereken fark alacakların davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönemde yıllık izne hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 53/3 maddesi uyarınca, mevsimlik işlerde yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanmaz. Bir başka anlatımla, mevsimlik işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun yıllık ücretli izin hükümlerine dayanarak, yıllık ücretli izin kullanma veya buna dayanarak ücret alacağı isteminde bulunamaz. Hemen belirtmek gerekir ki, 53/3. maddede ki kural, nispi emredici kural olup, işçi lehine bireysel iş sözleşmesi ya da Toplu İş Sözleşmesi ile yıllık ücretli izne ilişkin hükümler düzenlenebilir ve mevsimlik işçiler için yıllık izin hakkı tanınabilir.
Yerleşmiş Yargıtay uygulamalarına göre ise 11 ayı bulan çalışmalar artık mevsimlik olmaktan çıkmakta olup sadece mevsimlik çalışma dahi olsa 11 ayı aşan çalışmalar için yıllık ücretli izin hakkı doğmaktadır.
Somut olayda, yıllık izin ücret alacağı hesabında mevsimlik işçilikte geçen süre bakımından sadece 11 ayı aşan çalışmaların olduğu yıl bakımından davacının yıllık izne hak kazandığının kabulü yerine tüm mevsimlik işçilik süresince yıllık izne hak kazandığının kabulü ile hesaplama yapılması doğru olmamıştır.
3- Ayrıca, TİS hükümlerine göre yıpranma primi fiilen çalışılan dönem için uygulanır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise bu alacaktan davacının izinde olduğu dönemlerin düşülüp düşülmediği anlaşılamadığından mahkemece denetime elverişli olmayan rapora itibarla hüküm kurulması yerinde değildir.
4- Hüküm altına alınan 94,14 TL kanuni ikramiye (yasal ilave tediye) alacağının hükümde akdi ilave tediye şeklinde yazılmış olması doğru olmadığı gibi davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı ve yıllık izin alacağına en yüksek mevduat faizi yürütülmesinin talep edildiği gözetilerek yıllık izin alacağının yasal faiz oranını geçmemek üzere en yüksek mevduat faiz yürütülmesi gerekirken doğrudan yasal faiz yürütülmesi hatalıdır.
Mahkeme bu yönler gözetilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy