T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı davalı işyerinde işçi olarak çalıştığını, fen işleri su altyapı bölümünde 1995-2011 arasında 1670,00 TL ücretle çalıştığını 08-22.00 arasında tüm hafta içi ve hafta sonları çalıştığını festivallerde 06-00.00 arası ulusal bayramların tümünde dini bayramların ilk günü hariç çalıştığını iddia ederek fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve dini bayramlar ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir
Davacı fen işleri su altyapı bölümünde 1995-2011 yılları arasında 08-22.00 saatleri arasında tüm hafta içi ve hafta sonu çalıştığını, festivallerde 06-00.00 arası ulusal bayramların tümünde dini bayramların ilk günü hariç çalıştığını, çalışma saatlerinin dışında, mevcut işleri bitene kadar ve çalıştıkları ünitedeki bölüm amirlerinin çalışma saatlerini sonlandırana kadarda çalışmaya devam ettiğin, iş saatlerini aşar şekilde yapılan bu fazla mesai ücretlerinin ise ödenmediğini iddia etmiştir.
Davalı ise davacının fazla mesai alacağının olmadığını savunmuştur.
Davacı tanıklarından ... Belediyede normalde çalışma saatinin sabah 08:00’de başlayıp akşam 17:00'de bittiğini, ama arıza çıktığı vakit akşam fazla mesaiye kaldığını, bir arızayı gidermelerinin en az dört saat sürdüğünü, dolayısıyla genelde akşam fazla mesaiye kaldıklarında 21:00 civarında işi bıraktıklarını, hiç bir zaman saat 17:00' de işten çıkamadıklarını, hep fazla mesai yaptıklarını, çok nadir akşam 17:00' de işten ayrıldıklarını, amirlerinin hafta içi fazla mesailerinin kayıtlarını tutmadıklarını, fazla çalışma saatlerinin paralarını da vermediklerini, hafta sonu bir günlük tatili olduklarını ancak arıza çıktığında yine çağırıldıklarını, ayda 2-3 defa çağrıldıklarını, bu çalışmalarının 2-3 saat sürdüğünü, bu çalışmaları nedeni ile ödeme yapılmadığını, fazla mesai ödemelerinin ise normal ödeme gibi yapıldığını, bazen hiç yapılmadığını resmi tatiller de iş olduğunda çağırdıklarını, yine bu çalışmaların 2-3 saat sürdüğünü, bu çalışmanın ücreti ödenmediğini, tanık ... belediyede normalde çalışma saatinin sabah 08:00 de başlayıp akşam 17:00 de bittiğini, ama arıza çıktığı vakit akşam fazla mesaiye kaldıklarını, bir arızayı gidermelerinin en az üç saat sürdüğünü, ayda 4-5 defa arıza çıktığını, amirlerinin hafta içi çalıştığımız bu fazla süreler için puantaj kayıtlarını tuttuklarını bunu muhasebeye bildirdiklerini, fazla çalışma saatlerinin paralarını da vermediklerini, hafta sonu bir günlük tatilleri olduğunu ancak arıza çıktığında yine çağırıldıklarını, ayda 2-3 defa çağrıldıklarını, bu çalışmalarının 2-3 saat sürdüğünü, bu çalışmalar nedeni ile ödeme yapılmadığını, fazla mesai ödemelerinin ise normal ödeme gibi yapıldığını, bazen hiç yapılmadığını, resmi tatiller de iş olduğunda çağırıldıklarını, yine bu çalışmalarının 2-3 saat sürdüğünü, diğer tanık ... ise davacının normalde sabah 08:00-17:00 saatleri arasında çalıştığını, davacının ortalama 4-5 saat fazla mesai yaptığını, davalı belediyenin fazla mesai ücreti ödemediğini, davacının mesai saati içerisinde 1 saat öğle yemeği arası olduğunu, davacıya haftada 1 gün izin verildiğini, o gün çalışmadığını, aynı zamanda davacı ile aynı işi yapan toplam 6 işçi olduğunu, bu 6 işçinin cumartesi günleri nöbetleşe çalıştıklarını , yani her cumartesi işçilerden üçünün çalıştığını, yine çalışma saatlerinin 08:0-017:00 arasında olduğunu, yine cumartesi günü ortalama 4-5 saat fazla mesai yapıldığını, hafta tatili ücretini belediye normal çalışma ücreti olarak bazen ödediğini bazen ise hiç ödemediğini, resmi tatillerde de davacının çalıştığını, dini bayramlarda iki grup halinde çalıştıklarını yani bir grup çalışırken diğer grubun çalışmadığını, diğer bayram tatillerinde ise tüm işçiler normal mesai yaparmış gibi çalıştıklarını, hatta yine mesai saati dışında 4-5 saat fazladan çalışıldığını, bayram tatili ücretinin de ya normal çalışma ücreti olarak ödendiğini yada hiç ödenmediğini beyan etmişlerdir.
Mahkemece davacı işçinin haftada 1 gün normal mesai sonrası çalışarak 3 saat fazla mesai yaptığı , cumartesi ya da pazar günü her hafta bir gün çalışma için hafta tatili alacağına hak kazandığı ve davacının nöbet usulü genel tatillerin üçte birinde çalıştığı kabul edilmiştir.
Somut olayda davalı işyeri resmi kurum olup kural olarak resmi kurumlarda yapılan çalışmaların vardiya çizelgeleri, nöbet listeleri , puantaj kayıtları ve benzeri belgelerle kayıt altına alınmasının esas olduğu hususu gözönüne alınarak mahkemece davalı Belediyenin kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacının hafta tatilleri ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı ve fazla mesai yapıp yapmadığının tespit edilmesi gerekirken aynı taleplerle işverene dava açan ve bu nedenle beyanlarından kendi lehlerine sonuç çıkabilecek olan tanık beyanlarına itibarla fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının kabulü hatalı olup eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 13/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.