Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İş sözleşmesi rahatsızlığı nedeni ile istirahat raporu alması üzerine, davalı işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/I.b maddesi uyarınca feshedilen davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının defaatle belinde ağrı olduğunu söyleyerek sevk aldığını, son olarak 05.07.2014 tarihinde doktora gittiğini ve ağır iş göremez raporu verildiğini, ağır kaldırmaması gerektiğinin söylendiğini, müvekkili şirket tarafından davacıdan sağlık kurulu raporu alması istendiği ancak davacının buna yanaşmadığını, ileride telafisi mümkün olmayan sağlık sorunlarına yol açmamak adına davacının da olumlu ya da olumsuz bir bildirimde bulunmamasından dolayı iş akdinin İK 25/I-b maddesi gereğince tazminatları ve ücreti ödenerek fesih edildiğini, müvekkili şirketin tehlikeli iş yeri statüsünde olduğunu, iş yerinde ayakta durmadan ve ağır kaldırmadan çalışılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin haksız olarak ve geçerli nedene dayanmadan feshedildiği, davalı işverenin feshin son çare olması ilkesinin uygulanıp uygulanmadığını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının 02.07.2014 tarihinde ... Üniversitesi Tıp Fakültesinden Lumbar disk bozukluğu teşhisiyle 2 gün istirahat raporu aldığı, raporda “hastanın çok ağır kaldırmaması uygundur” şeklinde görüş bildirildiği, bu raporun altına 07.07.2014 tarihinde işyeri hekiminin davacı işçinin “işinin değiştirilmesi, daha hafif bir işte çalıştırılması” yönünde görüş yazdığı, 07.07.2014 tarihli davacının radyoloji raporuna göre de "belinde disk bozukluğu" olduğunun belirtildiği, davacının fesih öncesinde 24.03.2014-28.03.2014; 05.02.2014-06.02.2014; 02.07.2014-03.07.2014, tarihleri arasında istirahat raporları aldığı, son olarak 2 Temmuz'da getirdiği rapordan sonra davacının 05.07.2014 tarihinde savunması alınarak işveren tarafından sağlık nedeniyle iş akdinin feshedildiği anlaşılmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçi, kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse, işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/I-b maddesi uyarınca “işçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması kaydı ile hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkının; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğacağı” kurala bağlanmıştır. Anılan maddeye göre davacının rahatsızlığı nedeni ile devamsızlığının ihbar öneline ilaveten 6 hafta aralıksız devam etmesi halinde, işverenin bildirimsiz fesih hakkı doğmaktadır. Bu fesih nedeni, sağlık nedenlerinden kaynaklanan haklı nedendir. Davacının fesihten önce aldığı istirahat raporlarının süresi ise toplam 8 gün olup belirtilen kanun hükmüne göre haklı fesih nedeni oluşturmamaktadır.
Somut olayda, üniversitede akademisyen olan hukukçu bilirkişiden rapor alınmış olup mahkemece, feshin son çare olarak uygulanıp uygulanmadığı hususunda da bir araştırma yapılmamıştır. Bu bağlamda, öncelikle davalı işyerinde davacının mevcut rahatsızlığına uygun bir iş, kadro olup olmadığının tespiti yönünde mevcut hukukçu bilirkişinin yanında doktor ve makine mühendisi bilirkişi de seçilerek keşif yapılıp rapor alındıktan sonra çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 04.11.2015 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.