Mahkemesi:İş Mahkemesi
Dava Türü: İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, 25.05.1989 tarihinden itibaren davalı ... emrinde çalıştığını, iş akdinin haklı ya da geçerli bir nedene dayanmaksızın sona erdirildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurumun Belediyeler Kanununa göre norm kadro uygulaması nedeniyle halen çalıştırması gerekenden fazla personel çalıştırdığını, bu nedenle Belediye gelirlerinin büyük çoğunluğunun personel giderlerine ayrıldığını, bunun yapılması gereken kamu hizmetlerinin aksaması ve gelirlerin heba olmasına neden olduğunu, dolayısıyla müvekkili Belediyenin, kurumun gerekleri ve işçinin yeterliliklerine göre fesih yoluna gittiğini, bu sebeple istikrarlı bir şekilde emeklilik aylığı almaya hak kazanan bütün işçilerin re'sen emekliye ayrılmalarının sağlandığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 12/07/2013 tarihli ... Belediye Başkanlığına hitaben yazılmış emeklilik talebini içeren dilekçedeki imzanın, inkar edilmesi üzerine yapılan bilirkişi incelemesinde davacıya ait olduğu tespit edildiğinden davacının artık işe iade davası açamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kişinin emeklilik yaşına gelmesi ve emekliliği hak etmesi, aslında belirli yaş olgusu nedeni ile fiziki yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Salt emekliliğe hak kazanma fesih nedeni yapılamaz. Yasanın gerekçesinde işletme, işyeri ve işin gerekleri ile birlikte emekliliğin geçerli neden olarak dikkate alınacağı açıklanmıştır. Ancak Dairemizin kararlılık kazanan uygulamasına göre Personel Yönetmeliğinde veya Toplu İş Sözleşmesinde emekliliğe hak kazanmış personelin iş sözleşmesinin feshedileceğine ilişkin düzenlemeler objektif ve genel bir şekilde uygulandığı takdirde geçerlidir. Başka bir anlatımla emekliliği gelenlerin iş sözleşmelerinin feshedileceğine dair önceden belirlenen kural, objektif ve genel olarak uygulandığı takdirde, salt bu nedenle iş sözleşmesinin feshi geçerli neden olarak kabul edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere, davalı kurumun emekli aylığı almaya hak kazanmış işçileri re'sen emekliye sevkettiği, davacıdan alınan 12/07/2013 tarihli matbu ilgili kısımları doldurtulmuş emekliliğe dair dilekçeden önce, davalı ... encümeninin ... Sosyal Güvenlik İl Kurumu Müdürlüğünden aldığı ve 25/09/2012 tarihinden sonra emekliye ayrılması halinde davacının yaşlılık aylığı alabileceğini belirten 14.10.2010 tarihli yazısına istinaden, 04.07.2013 tarihli kararı ile davacının emekliliğini onayladığı ve 21.07.2013 tarihi itibari ile ilişiğinin kesilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla somut olayda davacı tarafından kendi isteği ile emekliye ayrılma olgusu değil, davalı kurum tarafından sırf emekliliğin hak edilmiş olması sebebiyle gerçekleştirilen bir fesih sözkonusudur. Bu itibarla davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsiz olup davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, kıdemine göre işe başlatma tazminatının 6 ay olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davalı ... tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen kuruma İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için davalı işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Karar tarihinde alınması gerekli 27,70 TL harçtan peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,40 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 48,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacının yaptığı 5 davetiye gideri toplamı 41,00 TL ile bilirkişi ücreti 250,00 TL toplamı 291,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
10-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, 23.11.2015 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.