T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının mevsimlik işçi olarak ...’nde çalışırken 2001 yılından itibaren kadrolu işçi olarak çalıştığını, 2005 yılında da 5286 sayılı Yasa kapsamında İl Özel idare bünyesine aktarıldığını, devirden sonra da aynı işyerinde çalışmaya devam ettiğini ve işyerinden 15.11.2011 tarihinde emekli olduğunu, müvekkilinin 2001 yılı öncesi çalışmalarının, derece ve kademesinin hesabında dikkate alınmadığını, eşitlik ilkesine aykırı hareket edildiğini iddia ederek eksik ödenen ücret, yıpranma primi alacağı, akdi ikramiye alacağı, ilave tediye fark alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının 26/10/2000 tarihli protokol ile 02/02/2001 tarihinden itibaren daimi işçi olarak çalıştığını, bunun gibi işçilerin mevsimlik hizmet sürelerinin sonraki dönemlerde yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmelerinde derece ve kademelerinde değerlendirileceğine dair bir düzenlemeye yer verilmediğini, ancak buna rağmen işçilerin 12 yıl sonra dava açtıklarını, bu hususta davacı tarafın iyi niyetli olmadığını, davacının işçi statüsüne geçtiği 02/02/2001 tarihinden mülga Köy Hizmetlerinin kapatıldığı 2005 yılına kadar protokol hükümlerine göre yapılan ücret düzenlemesine itiraz etmeyerek çalışmaya devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Hükümet ile Türk-İş Sendikası arasında imzalanan protokol uyarınca davacı işçinin sürekli işçi kadrosuna alınmış olup sözü edilen protokole göre geçici işçilerin mevcut ücretleri üzerinden sürekli işçi kadrosuna geçirilecekleri açıkça ve özel olarak belirtildiğini, davacı işçinin bu şartlar altında sürekli işçi kadrosuna geçirilmiş olup sürekli işçi kadrosuna geçenin şartlarını bildiği halde aradan on yıldan fazla bir süre geçtikten sonra protokol hükümlerini gözönünde bulundurmaksızın ücretin eksik belirlendiğini ileri sürerek fark ücret ve buna bağlı diğer işçilik alacakları isteminde bulunması yerinde olmadığını, bu ilkeler ve emsal Yargıtay 22. HD.nin 10/06/2014 tarihli ve 2014/2478 Es. 2014/16666 K.sayılı ilamında da vurgulandığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının ...’nde mevsimlik işçi olarak çalışırken 2001 yılında daimi kadroya alındığı, işyeri devri suretiyle davalının sorumluluğundaki İl Özel idare bünyesine çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının uzun yıllardan beri kamuya ait işyerinde çalışması, iş kolu ve işyeri değişikliğinin iradesi dışında yasal düzenlemeler nedeni ile gerçekleşmesi, aynı kıdemdeki başka bir işçiden daha düşük derece ve kademeden ücret almasının başta Anayasa'nın 10 ve 55. maddeleri olmak üzere 4857 sayılı Yasa'nın 5. maddesine ayrıca iç hukuk normu olarak kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı, Avrupa Ekonomik Topluluğu Andlaşması, Uluslararası Çalışma Örgütünün Sözleşme ve Tavsiye Kararlarında da çeşitli biçimlerde ele alınan eşitlik ilkesine aykırı olması nedeni ile davacının talebinin kabulü yerine reddi hatalı olmuştur. Nitekim aynı istemlerle açılan ve kabule dair Mahkeme kararı Dairemizin 03.12.2014 tarih ve 2014/13536 E., 2014/21997 K sayılı ilamı ile onanmıştır.
Bu itibarla davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığı önceki hizmet süresi dikkate alınarak dönem TİS hükümlerine göre derece ve kademesi belirlenmeli, buna göre yevmiyesinin tespiti ile varsa fark alacakları hüküm altına alınmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 06/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy