Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı; 2010 yılına kadar ödenen fazla mesai alacaklarının 2010 yılının kasım ayından itibaren ödenmediğini, fazla mesailerinin ödenmesi için davalı firmaya Bucak Noterli'ği aracılıyla ihtar gönderdiğini ve ödenmeyen fazla mesai alacakları sebebiyle iş akdini haklı olarak 2012 yılının Şubat ayında feshettiğini, iddia ederek kıdem tazminatı, hafta tatili ve fazla mesai ücretleri alacağını talep etmiştir.
Davalı; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun gerekçelerle işten ayrıldığını, iş akdini kendi rızasıyla feshettiğini, 03/04/06/07 şubat 2012 tarihinde izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediğinin tespit edildiğini ve bu durumun tutanak altına alındığını, davacının çalışmış olduğu döneme ilişkin ücretlerinin tamamen ödendiğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "taleple bağlılık ilkesi" başlığını taşıyan 26. maddesinde "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; davacı işyerinde 03.02.2012 tarihine kadar çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı talebinde bulunmuş olup, talep aşılarak hizmet akdinin 07.02.2012 tarihinden son bulduğunu kabul ederek hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla HMK'nın 26. maddesine aykırı olarak hüküm kurulması hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş, talep gibi hizmet akdinin 03.02.2012 tarihinden son bulduğunun kabulü ile kıdem tazminatının hesaplanıp, kararı davacının temyiz etmediği de gözetilerek kıdem tazminatı faiz başlangıç tarihi yönünden davalı yararına kazanılmış usuli müktesep hak dikkate alınmak suretiyle karar vermektir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy