Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı ... vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, 2009 yılından iş akdinin haksız, usulsüz ve geçersiz olarak feshedildiği 2014 yılına kadar davalı belediyede aralıksız ve fasılasız çalıştığını, ilk olarak davalı belediyeye şantiye sorumlusu olarak girdiğini, daha sonra hep kiralama servisinde personel kadrosunda görev yaptığını, aynı kadroda çalışmaya devam ederken davalı şirket üzerinden sigortalı gösterildiğini, yapılan işin mahiyeti, çalıştığı yer, süreklilik gözönüne alındığında tüm kontrol, denetim ve talimat yetkisinin asıl işveren belediyede olduğu, işe alıp çıkarma yetkisinin de belediyede olduğunu, iş akdi feshedildikten sonra yerine personel alımı yapıldığını belirterek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacının, ihale yoluyla hizmet alımı yapılan davalı şirketin personeli olarak çalıştığını, husumet itirazında bulunduklarını, diğer davalı ile aralarındaki ilişkinin muvazaalı olmadığını, Belediye Kanunu 14,15 ve 67. Maddelerinin belediyenin asli işlerini ihale yoluyla üçüncü kişilere gördürmeye cevaz verdiğini, keza asıl işverenin denetim yetkisinin de muvazaa gerekçesi oluşturmayacağını, iş akdinin şirket tarafından sonlandırıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Şirket, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, fesih bildiriminde işletmesel sebebe dayanılmış ve şoför kadrosuna ihtiyaç duyulmaması gerekçe bildirilmiş ise de, dinlenen davacı ve davalı tanıklarının beyanlarından, davacının kiralama biriminde kiralama ihalelerinin hazırlanmasında, davalı Belediyenin kiralama servisinde çalıştığı anlaşılmış, buna rağmen iş aktinin şoför kadrosuna ihtiyaç duyulmaması sebebiyle fesih edilmesinin geçerli sebep teşkil etmediği kanaatine varılmış, keza feshin son çare ilkesine uygun yapılmadığı da değerlendirilerek davacının alt işveren şirkete ait işyerindeki işine iadesine, feshin yasal sonuçlarından asıl işveren ve alt işveren davalıların müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Öncelikle; toplanan deliller ve fesih sebebine göre işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığına dair mahkemenin tespiti yerinde olup davalı belediyenin temyiz itirazları yerinde değildir.
Dosya kapsamından; davacının 21.04.2009-30.06.2014 tarihleri arasında fasılasız olarak davalı belediyede kiralama servisinde çalıştığı anlaşılmaktadır. SGK kayıtlarına göre davacının, ilk olarak 21.04.2009 tarihinde davalı belediyede işe başladığı, 01.01.2010-31.12.2013 tarihleri arasında dava dışı ... ... Ldt. Şti. nezdinde çalışmaya devam ettiği, 01.01.2014 tarihinden itibaren fesih tarihi olan 30.06.2014 tarihine kadar da davalı şirket üzerinden sigortalı gösterildiği, işten ayrılış bildirgesini de davalı şirketin verdiği görülmüştür. Mahkemece davalılar arasındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olduğu sonucuna varılmış ise de; Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.1.2014 tarih ve 2013/7776 -2014/512 E-K sayılı ilamı, yine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.6.2013 tarih ve 2013/5017 -2013/12102 E-K sayılı ilamı vb yargı kararları ile davalı ... ile ...-... ... Ldt. Şti. arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu sonucuna varılmıştır. Söz konusu tespitin aynı hizmet alım sözleşmelerine bağlı olarak ve benzer işlerde çalışan diğer işçiler bakımından da aynı sonucu doğuracağı açıktır. Davacının, davalı işyerinde önce Belediyenin işçisi iken daha sonra yukarıda belirtilen emsal dosyalara göre muvazaalı şirket olan ....…. Ldt. Şti. nezdinde, en son olarak da davalı şirket nezdinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacının baştan belediyenin kendi işçisi iken sonradan alt işveren işçisi olarak gösterilmesinin muvazaa teşkil ettiği, hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve tüm tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde muvazaa olgusunun sabit olduğu görülmektedir. Bu tespitlere göre davacının hukuki ve fiili işvereninin davalı ... olarak kabulü zorunludur. Ayrıca davalı ...…. Ltd. Şti. de muvazalı işlemin tarafı olup kendi muvazaasından faydalanamayacağından işe iadenin mali sonuçlarından sorumlu tutulmalıdır.
Ayrıca dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin davalıya ait işyerinde 04.05.2009-22.09.2014 tarihleri arasında çalıştığı, davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının 5 aylık ücreti oranında belirlenmesinin dosya içeriğine uygun düşecektir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davalı ... tarafından yapılan feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen işverende İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı ... Başkanlığınca süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için ... Belediye Başkanlığına süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5- Davacı tarafından peşin yatırılan 25,20 TL harcın alınması gerekli 27,70 TL harçtan mahsubu ile eksik 2,50 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
6- Davacının yapmış olduğu Yargıtay’a geliş-dönüş dahil toplam 247,20 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1500,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine
8- Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine,davalı Belediyeden temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 10.12.2015 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.