Mahkemesi:İş Mahkemesi
Dava Türü: İşe İade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, 19.02.2013 tarihli dava dilekçesi ile 05.02.2013 tarihinde iş akdinin feshedildiğini ve emekliye sevkedildiğini ancak 600 günlük askerlik süresini borçlanıp ödemesine rağmen kurum tarafından hizmet süresinden sayılmadığını öne sürerek 600 günlük askerlik borçlanması hizmet süresinin toplam hizmet süresinden sayılmasına karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ek beyan olarak dosyaya sunduğu 19.06.2013 tarihli dilekçesi ile ; 20 yıla yakın süredir İl Özel İdare Müdürlüğünde çalıştığını, ... ilçesine tayin edilmesi üzerine ailevi nedenlerden dolayı gidemeyeceğini bildirmesine rağmen dikkate alınmayarak tayin yapıldığını, tayin yerine gitmemesi üzerine birkaç kişinin verdiği rapor doğrultusunda iş akdinin feshedildiğini, hiçbir sebep gösterilmeksizin emekli olmasının istendiğini, üyesi olduğu sendikanın da hakkını arama noktasında müdahalede bulunmadığını öne sürerek işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının askerlik borçlanması ile ilgili talebinin kurumca kabul edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, iş akdinin feshine yönelik davanın Sosyal Güvenlik Mahkemeleri dışındaki diğer İş Mahkemelerinde açılması gerektiğinden bu yönden davacının dava açmakla muhtariyetine ve mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
HMK'nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır.
Somut olayda dava tümden ıslah edilmediği gibi ıslah harcı ile birlikte başvuru harcı yatırılmadığından dilekçenin bir ek dava dilekçesi olarak kabulü de mümkün değildir. İşe iade yönündeki talep hakkında davacının dava açmakta muhtariyetine şeklinde karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedeni ise de, yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinin ikinci fıkrası olan,
“İş akdinin feshine yönelik davanın Sosyal Güvenlik Mahkemeleri dışındaki diğer İş Mahkemelerde açılması gerektiğinden bu yönden davacının dava açmakla muhtariyetine ve Mahkememizin görevsizliğine, '' sözcüklerinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine;
''İşe iade talebi yönünden usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığı anlaşıldığından işe iade davasının usulden reddine davacının dava açmakta muhtariyetine'' sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 10.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.