Mahkemesi:İş Mahkemesi
Dava Türü: İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının banka müşterisi ...'a kendi cebinden ek mevduat faizi verdiğine ilişkin müşteri şikayeti üzerine yapılan teftiş sonucu müşteri ...'ın hesabına 5 seferde 2.150,00 TL para yatırıldığı paranın 1.095,00 TL'sının şube personeli tarafından yatırıldığının kamera kaydı ile tespit edildiği, ayrıca davacının bilgisi ve talimatı doğrultusunda usulsüz taksi fişi edinimi hususunda çalışanların teşvik edildiği, ve şubede taksi fişlerinin Akdeniz bölge ortalamasının çok üzerinde bulunduğunu, ve bir kısım usulsüz işlerin bu fişlerle finanse edildiğinin ortaya çıkması üzerine, bankanın itibar kaybına ve zararına neden olması ve nihai olarak banka ile olan güven ilişkisini zedelemesi, dürüstlük ve doğrulukla bağdaşmayan davranışlarıyla işin özenle yapılması ve sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiş olması nedenleriyle İnsan Kaynakları Yönetmeliğinin İşten Çıkartma başlıklı 9.2.3. maddesinin e)Bankanın saygınlığına ve çıkarlarına zarar verecek ağır eylem ve beyanda bulunmak ve g) Usulsüz, noksan ve hatalı işlem yapmak bentlerine göre geçerli nedenlerle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporuna konu edilen hususların davacı banka insan kaynakları yönetmeliğinin işten çıkarma cezası ile örtüşmediği, iş akdinin feshinin son çare olarak düşünülmesi gerektiği, ayrıca davacının iş akdinin feshedilerek kıdem ve ihbar tazminatı bordrosu düzenlemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalı tarafça iş akdinin haklı olarak feshedildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanununun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II.maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol oçması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi süresince herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; davacı, davalı Banka bünyesinde yaklaşık 7 yıl boyunca çalışmış olup en son Şube Müdürü olarak görev yapmıştır.
Feshe ilişkin olarak ayrıntılı Banka Müfettişi tarafından tanzim edilen rapor ile gerek bu rapora dayanak bir kısım işçilerin ve davacının beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı Bankanın Şube Müdürü olarak görev yaptığı ve dolayısıyla ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü bulunduğu, taksi fişlerinin edinimi ve finans aracı olarak kullanılması hususunda tüm personelin bilgisi olduğu ve soruşturma kapsamında ifadelerinde bir kısım müşterilere ek ödeme yapıldığını ve bazı komisyon ve masraf geri ödemelerinin de bu şekilde yapıldığını beyan ettikleri, davacının da kendi beyanında taksi fişlerinin temsil ve ağırlama giderlerinde kullanıldığının beyan edildiği, bu eylemlerin iş sözleşmesinin temelini oluşturan güven duygusunun zedelenmesine neden olduğu açıktır. Ayrıca davacının, davalı Bankanın Şube Müdürü olduğu gözetildiğinde işyerinde işvereni temsil etme özelliğinin de olduğu dikkate alındığında işverenin, kendisine duyduğu güvenin zedelenmesine, iş sözleşmesinin devamının işveren yönünden çekilmez hale gelmesine bizzat davacının bu tutum ve davranışlarının neden olduğu sonucuna varılmıştır.
Hal böyle olunca davacının görevinin önemi de gözetildiğinde tutum ve davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin temelini oluşturan karşılıklı güven duygusunun zedelenmesi ve dolayısıyla davalı işverence yapılan fesih işleminin geçerli nedene dayandığı anlaşılmakla 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davanın REDDİNE,
3. Alınması gereken 27,70 TL harçtan peşin ödenen 24,30 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama gideri 64,20 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 16.12.2015 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy