Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalılardan ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 24.11.2015 Salı günü belirlenen saatte temyiz eden davalılardan ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. vekili Av.... geldi. Diğer davalı ...Şti. adına gelen olmadı. Karşı taraftan ... vekili Av. ... geldi. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına ve özellikle bozma öncesi kurulan ve davalılardan ... Ltd. Şirketinden 74.039,00 TL kıdem tazminatının tahsiline ilişkin mahkeme kararı, bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiği halde mahkemece bozma kararı sonrası kurulan hükümde her iki davalıdan 13.928,00 TL kıdem tazminatının tahsiline karar verilmiş olması hatalı ise de davacının kararı temyiz etmemesi nedeni ile bu yanlışlığın bozma nedeni yapılmasının mümkün olmadığının anlaşılmasına göre, davalı ...Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının 1979-22.06.2011 tarihleri arasında davalılardan ... Şirketinin diğer davalıdan ihale ile aldığı ... ve ... Projesinde iş makinesi operatörü olarak en son aylık net 1590,00 TL aylık ücretle çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, fazla mesai yaptığını, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili davacının tüm haklarının ödendiğini, işverini ibra ettiğini belirtmiş; davalı Akeneji vekili ise, diğer davalıya verilen işin anahtar teslimi iş olduğunu, davacının alacaklarından bu nedenle sorumlu tutulamayacaklarını savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde feshedildiği, bilirkişi raporunda hesap edilen alacakların bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davalı ...vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 08.04.2014 tarihli ilamı ile “2-..Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken davacının haftanın 7 günü 08.00-20.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile günlük 10,5, haftalık ise 10,5x7=73,5 saat çalıştığı ve böylece 45 saati aşan 28,5 saat fazla çalışması olduğu tespiti uyarınca fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır.Davacının hafta tatili alacağı talebi bulunmadığına göre hafta tatili çalışması karşılığı 7,5 saat hesaplama dışında bırakılarak 7,5 saati aşan çalışması bulunması halinde aşan kısmın, fazla çalışma süresine dahil edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.
3-Taraflar arasında ücret alacağı çekişme konusudur.
Ücretin banka kanalıyla ödendiği savunulduğuna göre davacıya ait banka hesap kayıtları getirilerek iddia edilen aylara ait ücretin ödenip ödenmediği belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.”gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, ek hesap raporu aldıktan sonra davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak bozma kararına göre alınan ek hesap raporuna göre karar verilmiş ve Dairemizin ilamı dosya içerisinde bulunmasa da dosya içerisindeki temyiz formu ve davalı ...Ş. vekilinin maddi hata dilekçesinden bozma sonrası davalı ...Ş. vekilinin maddi hata talebi üzerine dosyanın tekrar Dairemize gönderildiği ve Dairemizin 14.05.2015 tarih ve 2015/17351 Esas 2015/8808 Karar sayılı kararı ile maddi hata talebinin kabulüne, 08.04.2014 tarihli bozma ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra, mahkeme kararının özetle, “2-...Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken davacının haftanın 7 günü 08.00-20.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile günlük 10,5, haftalık ise 10,5x7=73,5 saat çalıştığı ve böylece 45 saati aşan 28,5 saat fazla çalışması olduğu tespiti uyarınca fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır. Davacının hafta tatili alacağı talebi bulunmadığına göre hafta tatili çalışması karşılığı 7,5 saat hesaplama dışında bırakılarak 7,5 saati aşan çalışması bulunması halinde aşan kısmın, fazla çalışma süresine dahil edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır. Ayrıca Dairemizce emsal mahiyette kararlar üzerinde yapılan temyiz incelemesi sonucu tünel içinde çalışan işçilerin 2010 yılına kadar üç vardiya halinde çalıştıkları değerlendirilmiş olmakla davacının çalıştığı yerin tünel içinde olduğunun belirlenmesi halinde bu tespitin nazara alınması gerektiği de unutulmamalıdır. 3-Taraflar arasında ücret alacağı çekişme konusudur. Ücretin banka kanalıyla ödendiği savunulduğuna göre davacıya ait banka hesap kayıtları getirilerek iddia edilen aylara ait ücretin ödenip ödenmediği belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.“ gerekçesi ile davacı işçinin tünel içi çalışan olup olmadığının araştırılması bakımından da bozulmuş ve bozma ilamı bu şekilde düzeltilmiştir. Hal böyle olunca, mahkemenin maddi hata talebinin sonucunu bekleyerek maddi hata sonucu verilecek ilama göre karar vermesi gerekirken davacı işçinin tünel işi çalışan olup olmadığını araştırmadan, bu yöndeki bozmanın gereğini yerine getirmeden karar verilmesi hatalı olmuştur.
4-Bilindiği üzere, her iki tarafın da bozmaya uyulması yönündeki beyanları ve mahkemenin de bozmaya uyma kararı, taraflar yönünden usulü kazanılmış hak doğurur. Usulü kazanılmış hakkın varlığı halinde mahkemece bunun ihlali anlamına gelecek şekilde hüküm kurulamaz.
Daha açık ifadeyle; 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı üzere bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyulması sonunda kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü meydana gelir. Usulü kazanılmış hak olarak tanımlayacağımız bu durum mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. Uzun yıllardan beri Yargıtay uygulamaları ve öğretide benimesenen usulü kazanılmış hak müessesi, usul hukukunun dayandığı vazgeçilmez ana temelerinden biridir. Bu kuralın uygulanmasında bazı istisnalar öngörülmüştür. Bunlara örnek verilecek olursa, mahkemece Yargıtay Dairesi bozma kararına uyulduktan sonra görülmekte olan davaya uygulama imkanı bulunan yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı çıkması, 04.02.1959 gün 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında vurgulandığı üzere hükmüne uyulan bozma kararından sonra göreve ilişkin yeni bir yasal düzenlemenin getirilmiş olması, usulü kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken bir kanun hükmünün sonradan (hüküm kesinleşmeden önce)Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi, işin kamu düzenini ilgilendirmesi ve en önemlisi ve somut olayda uygulanması gereken maddi yanılgıya dayanan bozma kararına uyulması hallerinde usulü kazanılmış hak meydana gelmez. Maddi yanılgıya dayalı bozma kararına uyulmuş olması itibariyle kazanılmış hakkın bulunmadığından söz edilebilmesi için, Yargıtay Dairesinin vardığı sonuç, her türlü değer yargısının dışında hiçbir suretle başka biçimde yorumlanamayacak, tartışmasız ve açık bir maddi hataya dayanıyorsa ve onunla sıkı sıkıya bağlı ise, o takdirde usulü kazanılmış hak kuralının hukuki sonuç doğurmayacağı açıktır.
Somut olayda, davacı ... .İş Mahkemesi'nin 2011/657 Esas sırasına kayden görülen ... isimli işçinin açtığı davada tanık olarak alınan beyanında, “...Mesai saat 08:00-20:00 arasıdır. Öğleyin 1 saat yemek molası vardı, ayrıca çay molamız resmi olarak yoktu.Devamlı bu şekilde çalıştık. Mesai ücreti zamlı olarak ödenmedi, birebir ödeniyordu.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacının açtığı davada tanık olarak dinlenen ... . İş Mahkemesi'nin 2011/657 Esas sayılı davasının davacısı ... hakkında ... . İş Mahkemesince verilen karar, Dairemizin 2014/1594 Esas sayılı ilamı ile diğer bozma nedenleri yanında , “...Ayrıca davacının aynı gün temyiz incelemesi yapılan Dairemizin 2014/1595 Esas sayılı dosyasından anlaşıldığı üzere, davacı tanığı olarak ... .İş Mahkemesinin 2011/656 E sayılı dosyasında verdiği "...mesai ücreti zamlı olarak ödenmedi..." ifadesi karşısında davacının fazla çalışmalarının zamsız olarak ödendiği sonucuna varılmıştır. “ gerekçesi ile de bozulmuştur.
Davacının da o davada aynı yönde beyanda bulunmasına rağmen bu hususun bozma nedeni yapılmaması maddi hataya dayanmaktadır. Maddi hataya dayanan bozma ya da onama ilamlarının kazanılmış hak teşkil etmesi ise mümkün değildir. Bu itibarla davacının ... isimli işçi tarafından açılan ... . İş Mahkemesi'nin 2011/657 Esas sayılı davasındaki beyanı kendisini bağlayacağından, fazla mesainin zamsız kısmını aldığı kabul edilerek varsa sadece zamlı kısmı hesap ettirilerek hüküm altına alınmalıdır.
O halde davalı ...Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde davalı ... Şirketine iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı ...Ş. yararına takdir olunan 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı ...Ş.'ne verilmesine, 24.11.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.