Mahkemesi:İş Mahkemesi
Dava Türü: Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 27.10.2015 Salı günü belirlenen saatte davacı ... vekili Av.... geldi. Davalı adına gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi.Gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 01.09.2006-01.10.2010 tarihleri arasında ustabaşı statüsünde ve sair görevlerde ve görevi dışında başka birimlerde çalıştırıldığını, işe giriş tarihinin 01.09.2006 tarihi olmasına rağmen sigortalılık kaydının tam olarak bildirilmediğini, iş akdinin davalı işveren tarafından haksız, hukuka aykırı ve usulsüz sona erdirildiğini bildirerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile izin, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram-genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında bir hizmet akdinin olmadığını, davacının inşaat şirketi olan davalıya istisna akdine bağlı olarak iş yaptığını, davacının davalı şirket tarafından yapılan bir inşaat demir, kalıp, beton işini belirli bir bedel ile üstlendiğini, davacıya ödenen para makbuzlarının tutarının 250.000,00 TL civarında olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın ıslah doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ilk kararda davacının hizmet süresi 01/09/2006-01/10/2010 arası 4 yıl 1 ay olarak kabul edilmiştir. Bozma sonrası dinlenilen davacı tanığı ... davacının birkaç aylığına dava dışı... isimli şirkette çalıştığını beyan etmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarındaki aralıklı çalışma kaydı ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıya ait işyerinde 01.09.2006-10.08.2009 ve 21.10.2009-01.10.2010 tarihleri arasında 2 dönem halinde çalıştığı, hizmet süresinin 3 yıl, 11 ay, 11 gün (1436 gün) olduğu Mahkemece kabul edilmiştir.
Hizmet süresi bozma öncesi karar ile bozma sonrası kararda çelişkili olduğundan ve resen dikkate alınması gerekeceğinden sigorta kayıtları, tanık beyanları ve davacıya takım sözleşmesi kapsamında yapılan ödemelerin tarihleri karşılaştırılmak suretiyle hizmet süresi hiçbir tereddüde meydan vermeyecek ve denetime elverişli şekilde tespit edilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Yapılarcak iş, davacının hizmet süresini tespit edip 20/04/2015 tarihli kararı davacının temyiz etmemesi nedeniyle davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak da dikkate alınarak bir karar vermektir.
3- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesinde belirtildiği üzere ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E, 1948/ 3 K. sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılabilmesi mümkün değildir.
Mahkemece davacının hafta tatili ve fazla çalışma yönünden davanın reddine dair verilen ilk karar Dairemizce 21.11.2013 tarihinde 2013/10777 E.sayılı kararla bozulmuştur. Davacı bozma sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 05/02/2015 tarihinde fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarını ıslah etmiştir. Anılan alacaklar bozma öncesi ilk kararla esastan reddedildiğinden tahkikat tamamlanmış olup, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağından bu alacakların ıslah yapılmamış gibi değerlendirilerek hüküm altına alınması gerekirken artırılmış miktarlar üzerinden karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy