Mahkemesi:İş Mahkemesi
Dava Türü: İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davalı işyerinde 02/04/2007 tarihinde laborant olarak işe başladığını, 16/07/2013 tarihinde haksız işten çıkartılması üzerine kesinleşen işe iade kararı doğrultusunda işveren tarafından 19/01/2015 tarihinde yeniden işe başlatıldığını, ancak eski görevi olan laborantlık yerine tesis içinde işletme personeli olarak işe başlatıldığını, 07/04/2015 tarihinde savunmasının istenildiğini ve 5 dakika sonra verimsizlik sebebiyle iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının işe tekrar alınmasından kaynaklı olarak işe adapte olamadığı, işten çıkartılma duygusunun oluşturduğu huzursuzluğu işine ve iş arkadaşlarına yansıttığı, performansının beklenen seviyede olmaması nedeniyle iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının işyerinde işe tekrar başlatılması sonrasında iş veriminde düşme, işe odaklanamama, performans yetersizliği nedeniyle iş sözleşmesi feshedilmiş ise de, işyerinde önceden tanımlı ve standart bir performans değerlendirme sisteminin bulunmadığı, davacı hakkında düzenlenen 19.02.2015 tarihli oryantasyon değerlendirme formunun davacıya tebliğ edilmediği, 06.04.2015 tarihli değerlendirme formunun yine davacıya tebliğ edilmediği, sadece değerlendirme formu içeriğine göre savunması istendiği, işe başladığı 19.01.2015 tarihinden fesih tarihine kadar performans düşüklüğüne bağlı olarak savunması istenmediği, motivasyonunu arttırma veya performansını yükseltmesi için davacıya uyarı yapılmadığı, verim düşüklüğünün çözümüne yönelik işveren tarafından bir işlem yapılmadığı, sadece fesihten önce savunma istendiği, bu şekilde davacının verimsizliği ispatlanmadığı gibi feshin son çare olması ilkesine de uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır.
Davalı tarafın, cevap dilekçesinde dinlenmesini talep ettiği tanıklarının isim ve adreslerini bildirdiği, davalı vekilinin ön inceleme aşamasında cevap dilekçesini tekrar ederek tanıklarının dinlenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece ise, öninceleme duruşmasında, ara karar ile, davalı tarafın tanıklarının esasa etkili olmayacağı anlaşıldığından davalı vekilinin tanık dinletme talebinin reddine şeklinde karar verilerek esas hakkında hüküm kurulmuştur.
Mahkemece, davalı tarafa tanığını dinletme imkanı sağlanması, tanık beyanlarının diğer delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının ve fesih sebebi açıklığa kavuşturularak hüküm kurulması gerekirken, davalı tanıklarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak dinlenilmeyip, davalının hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanarak eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması ve usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 14/12/2015 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.