Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı davalı işverene ait işyerinde 2011 yılından 14.11.2012 tarihine kadar belirsiz süreli iş sözleşmesi ile aylık net 1.000,00 TL ücret ile beton pompa operatör yardımcısı olarak çalışırken iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatının ödenmediğini, çalıştığı süre boyunca yasada belirtilen sürenin üzerinde 07.00-21.00 saatleri arasında hatta 22.00’ye kadar çalıştırılmasına rağmen fazla mesai ücretinin ödenmediğini, dini bayramlar dışındaki bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırılıp bu çalışma karşılığı ücretin ödenmediğini, çalışmış olduğu hafta tatili günlerine ait ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, ücretinin asgari ücret tutarının banka üzerinden geri kalanının ise elden ödendiğini, çalışması devam ederken ve iş akdi sona ererken içeriği gösterilmeyen belgeler imzalattırıldığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davacının ihbar ve kıdem tazminatı ile tüm hak ve alacaklarının hesaplanarak ödenmesi sonrasında davacının işine son verildiğini, yapılan ödeme sonrasında davacının kendilerini ibra ettiğini, davacıya ödenmeyen fazla mesai ücretinin bulunmadığını bu nedenlerle davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davalı davacının iş akdinin feshi sırasında tüm alacaklarının ödendiğini iddia etmiş, bunun delili olarak da 2 adet yazılı alacaklar bakımından miktar içermeyen ibranameyi ve davacıya yapıldığı iddia olunan ödemeleri gösteren tablo halinde hak edilen maaş ve ücretler başlıklı bir belgeyi sunmuştur. Bu belgede davacıya Ekim ayı 20 günlük ücreti 666.67 TL, Kasım ayı 14 günlük ücreti 466.67 TL, kıdem tazminatı ödemesi 1200,00 TL, ihbar tazminatı ödemesi 466.67TL, yıllık izin bedeli 466.67 TL yazılmış, toplam ödenecek ücret 3266.67 TL belirlenmiş ve kesilecek avans başlığı altında davacıya ödendiği iddia olunan 2610.00 TL düşülmüş ve davacıya tüm bu alacaklarının karşılığı olarak 656.57 TL ödeneceği yazılmıştır. Her ne kadar davalı bu miktarı ödediğini iddia etmişse de dosyaya bu ödemelerin yapıldığını gösterir dekont, makbuz ve benzeri bir ödeme belgesi sunulmamıştır. Bu nedenlerle mahkemece bu alacakların ödendiği iddiası dikkate alınmamış ve davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hesaplattırılarak davacının taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davalının ödendiğini iddia ettiği alacakları gösterir hak edilen maaş ve ücretler başlıklı bu belgedeki miktarların davacıya ödenip ödenmediği yönünde davacı asilin beyanları alınarak gerekirse bu ödemelerin yapılıp yapılmadığının belirlenmesi amacıyla davalı işyeri kayıtları ve işyeri tarafından yapılan banka ödeme kayıtları üzerinde inceleme yetkisi verilen mali müşavir bir bilirkişi ile yerinde inceleme yapılarak davacıya yazılı belgede bahsedilen ödemelerin yapılıp yapılmadığı ve avans olarak ödendiği iddia olunan miktarın ödenip ödenmediği de belirlenmek suretiyle davacının ödenmeyen alacakları bulunup bulunmadığı belirlenerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine ,17.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.