Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalı işyerinde 12.04.2005-11.02.2013 tarihleri arasında sayaç okuma elemanı olarak çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının hizmet alamı yapılan alt işveren işçisi olduğunu bu nedenle davanın husumetten reddine karar verilmesini, ayrıca davacının iş akdinin haklı nedenle sonlandırıldığını, tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş akdinin haklı neden olmaksızın alt işveren tarafından feshedildiği gerekçesiyle 12.04.2005-11.02.2013 tarihleri arasındaki çalışma dönemi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının kıdem tazminatı ve diğer alacak taleplerinin hesabına esas çalışma süresi taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
1475 sayılı Yasanın 14/2 maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için şarttır. İşçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden, tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz.
Somut olayda, hizmet döküm cetveline göre davacının 12.04.2005 -30.06.2007 ve 01.07.2008-31.01.2013 -arası iki dönem halinde işyerinde çalışmasının olduğu konusunda ihtilaf yoktur. İhtilaf konusu bu davada davacının tüm süre yönünden alacak talep edip edemeyeceği hususundadır. Mahkemece, davacının tüm hizmet süresi dikkate alınarak yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulmuştur. Ancak dosya arasına getirtilip incelenen ... 3. İŞ Mahkemesinin 2011/101 Esas - 2012/267 Karar sayılı ve 14.11.2012 tarihli kararı ile davacının , 12.04.2005- 28.02.2006 tarihleri arasında çalıştığı, daha sonra 02.03.2006-30.06.2007 tarihleri arasında 2 yıl, 2 ay, 18 gün hizmet akdi ile davalı ... AŞ'ye taşeron olarak çalışan ...- ... San. Tic. Taşımacılık ve Araç Kiralama Hizmetleri adlı işyerinde ... -.... bölgesinde sayaç okuma elemanı olarak çalıştığı dönem yönünden daha önce alt işveren aleyhine açtığı ... 2. İş mahkemesinin 2007/616 E. 2009/595 K. sayılı dosyasında 2.298,19 TL brüt kıdem tazminatı alacağı, 1.451,94 TL brüt ihbar tazminatı alacağı, 390,74 TL brüt izin ücreti, 1.200,05 TL ücret alacağının hüküm altına alındığını, bu alacağının tahsil edememesi nedeniyle; davalı işveren ile taşeron şirket arasında asıl -alt işveren ilişkisi bulunduğunu belirterek; 2.298,19 TL brüt kıdem tazminatı alacağı, 1.451,94 TL brüt ihbar tazminatı alacağının, 390,74 TL brüt izin ücreti , 1.200,05 TL ücret alacağının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ...Ş.'nden tahsili istemiş, mahkemece talebi kabul edilerek tüm alacaklar hüküm altına alınmış, bu kararın Yargıtay 22 Hukuk Dairesinin 2013/2577 E. - 2014/931 K. sayılı kararı ile ONANMASINA 27.01.2014 tarihinde karar verilmiş olup bu dönem yönünden hüküm kesinleşmiştir.
Bu durum karşısında davacının mükerrer olarak talep ettiği 12.04.2005 -30.06.2007 dönemi, mahkeme kararı ile 14.11.2012 tarihinde hüküm altına alınmış olması nedeniyle, bu dönemin tasfiye edildiği gözetilerek hesaplama yapılması gerekirken , tüm dönemi kapsar şekilde yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulması hatalı olup bozma sebebidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 21/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.