Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalının yanında şoför olarak çalışırken davalı işveren tarafından haklı neden olmadan ve işçilik alacakları ödenmeden iş akdinin feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret ve fazla çalışma alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının en son olarak İstanbul'a götürdüğü malı teslim edip nakliye parasını alarak ...'a geri dönmesi gerektiği halde 12 gün boyunca kendisine ulaşılamadığını, aldığı nakliye parasını kendisine ödemediğini, hem bu olay hem de geçmişte yaşanılan güven zedeleyici olumsuz olayların da etkisiyle aralarındaki güven ilişkisinin kalktığını, davacının iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan davranışları sonucunda iş ilişkisine devam etmenin kendisi açısından çekilmez hale geldiğini, bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinden davacının davaya konu işçilik alacaklarına hak kazanamadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davacının fazla çalışma alacağı talebinin reddine, sair alacak taleplerinin ise kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının 7.295,25 TL kıdem tazminatı talebi olmasına karşın 7.249,25 TL ye hükmedilmesi ile kıdem tazminatı yönünden davanın kısmen kabul edilmesi gerekirken tamamen kabul edilmesi; davanın kısmi dava olmasına, davacının ıslahla faiz talep etmemesine karşın ıslah tarihinden itibaren de faize hükmedilmesi ve davacının 500,00 TL fazla çalışma ile 46,00 TL kıdem tazminatı alacağı talebi reddedilmiş olmasına göre davalı lehine 546,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken 65,52 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bu hususlar bozma nedenleri ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle; temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 1,2,3 ve 11. bentlerinin tamamen çıkarılarak yerlerine;
"1- Davanın kıdem tazminatı yönünden kısmen kabulü ile, net 7.249,25 TL kıdem tazminatının iş akdinin fesih tarihi olan 15/03/2012 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2- Davanın ihbar tazminatı yönünden kabulü ile, net 2.199,12 TL ihbar tazminatının 1.000,00 TL'sının dava tarihi olan 25/05/2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle, geri kalan kısmının ise faizsiz olarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3- Davanın ücret alacağı yönünden kabulü ile, net 6.000,00 TL ücret alacağının 4.200,00 TL'sının dava tarihi olan 25/05/2012 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte, geri kalan kısmının ise faizsiz olarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
11- Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre 546,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," rakam ve sözcüklerinin yazılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy