Mahkemesi:İş Mahkemesi
Dava Türü: Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Somut olayda davacı, davalı Belediyeye ait işyerinde, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında, alt işveren işçisi ve şoför olarak 4.6.2008-31.12.2012 tarihleri arasında, fesih tarihi itibarıyla aylık çıplak brüt 1.359,00 TL, net 996,69 TL ücret üzerinden çalışmıştır.
Mahkemece, davacının yıllık izin ücreti alacağı, kullandırılmayan 56 günlük izin karşılığı 996,69/30x56=1.860,48 TL net olarak hesaplanıp hüküm altına alınmıştır.
Yıllık izin ücreti, geniş anlamda ve dönemsel ücret niteliğinde olmayan, bağımsız, fesihle birlikte ücret alacağına dönüşüp muaccel olan ve çıplak brüt ücret üzerinden hesaplanması gereken, ilgili Yasalarda açık hüküm bulunmadığından temerrüt tarihinden itibaren yasal faize tâbi bir alacaktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce yapılan fesihlerde yıllık izin ücreti zamanaşımı süresi fesihten itibaren 5 yıl iken (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 126. maddesi), feshin 01.07.2012 tarihinden sonra yapılması durumunda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146, 147/1. maddeleri uyarınca zamanaşımı süresi 10 yıldır.
4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu yönünden yıllık izin ücreti, işçinin veya gemiadamının, kullandırılmayan izin günleri toplamının fesih tarihindeki günlük çıplak brüt ücret ile çarpımı suretiyle brüt olarak hesaplanır.
Yıllık izin ücreti, fesihle birlikte ücret alacağına dönüştüğünden tazminat niteliğinde bir alacak değildir. Bu sebeple, mülga 506 sayılı Yasanın 77. maddesi ve 5510 sayılı Yasanın 80. maddesindeki istisnalar arasında da sayılmadığından sigorta primi kesintisi ile gelir vergisi ve damga vergisi kesintisine tâbidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 5953 sayılı Basın İş Kanunu kapsamında çalışanların yıllık izin ücreti alacaklarından da aynı kesintiler yapılır. Ancak 4490 sayılı Yasanın 12/5 maddesi uyarınca Türk Gemi Siciline kayıtlı gemilerde çalışan gemiadamlarının yıllık izin ücreti ve diğer ücret alacaklarından gelir vergisi kesintisi yapılmaz.
Kural olarak, yıllık izin ücreti ve diğer işçilik alacakları brüt tutardan hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır. Ancak davacı net tutardan hüküm kurulmasını istemiş ise talep aşılamayacağından net tutar üzerinden hüküm kurulmalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 5953 sayılı Basın İş Kanunu yönünden çıplak brüt ücret üzerinden hesaplanan sonuç brüt izin ücretinin netleştirilmesi ise, bu tutardan mülga 506 sayılı Yasanın 77. ve 5510 sayılı yasanın 80. maddesi uyarınca % 14 sigorta primi kesintisi, % 1 işsizlik sigortası primi kesintisi, gelir vergisi ve damga vergisi kesilmesi suretiyle yapılmalıdır. Kesintiler yapılırken önce brüt tutardan ayrı ayrı sigorta primi kesintileri ile damga vergisi kesintisi hesaplanır (2012 yılı damga vergisi oranı binde 6,6 iken, 2013 ve 2014 yılları için damga vergisi oranı binde 7,59’dur). Sonra brüt tutardan sadece yapılan sigorta kesintileri (% 15) düşüldüğünde kalan tutar gelir vergisi matrahıdır. Matrah üzerinden gelir vergisi kesintisi hesaplanır. Bundan sonra brüt tutardan, yapılacak tüm kesintiler toplamı düşülerek net yıllık izin ücreti miktarına ulaşılır. Türk Gemi Sicilinde kayıtlı gemilerde çalışan gemiadamlarının net izin ücreti ise, aynı yöntemle fakat gelir vergisi kesintisi yapılmadan hesaplanır.
Somut olayda davacı, dava konusu işçilik alacaklarının net tutar üzerinden hüküm altına alınmasını istemiştir. Mahkemece, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışan davacının net yıllık izin ücreti alacağının, son brüt ücreti üzerinden gelir vergisi, damga vergisi, sigorta primi kesintisi ve işsizlik sigortası kesintisi yapılmadan son net ücreti üzerinden hesaplanıp hüküm altına alınması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 16/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.