Mahkemesi:İş Mahkemesi
Dava Türü: İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş sözleşmesinin yazılı fesih bildirimi olmaksızın ve tazminatsız olarak feshedidiğini, yapılan feshin geçerli ve haklı nedene dayanmadığını, feshin asıl nedeninin tanık olarak ifade vermesi olduğunu belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın 30 günlük süre içinde açılmadığını, davacının işyeri huzurunu bozan davranışlarda bulunduğunu, müteaddit defalar sözlü ve yazılı olarak uyarıldığını ve savunmasının da alınmış olduğunu, iş akdinin feshetmesini sağlamak amacı ile işyerinde daha çok huzur bozucu davranışlarda bulunmaya başladığından 4857 sayılı İş Kanununun 25/2-h-ı bentleri uyarınca haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı işveren tarafından yapılan fesih işleminin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 06.11.2013 tarihli 2013/24501 E-2013/18451 K sayılı ilamı ile davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması için bozulmuş, mahkeme bozmaya uyarak yargılama yapmış ve neticesinde davanın kabulüne karar verdiği görülmüştür.
Dosyanın temyiz edilmesi üzerine bu kez 17.02.2015 tarih ve 2014/17660 E-2015/1724 K sayılı kararı ile ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü görevlilerince tanzim edilmiş rapor ve ekleri ile davacının 24-29 Ekim 2012 tarihlerinde raporlu olduğuna dair sağlık raporunun eklenip gönderilmesi için dosya geri çevrilmiş, mahkemece belirtilen hususlar yerine getirilerek ilgili belgeler eklenip gönderilmiştir.
Özellikle ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yazısı ekinde gönderilen başvuru ve ekleri incelendiğinde davacının, telefon ile ihbar/şikayette bulunduğu, işten çıkış tarihinin 24.10.2012 tarihi olduğu, işveren tarafından ihbar öneli süresi verilmeden iş aktinin feshedildiğini beyan ettiği görülmüştür.
Davacının bu beyanı, tutanak mümziilerinin beyanları ve dosyaya sunulan fesih bildirimi ile tüm dosya kapsamından davacınin iş sözleşmesinin fesih tarihinin 24.10.2012 tarihi olduğu sonucuna varılmıştır.
Dava ise 29.11.2012 tarihinde açılmıştır. Yasal 1 aylık dava açma süresinin son günü olan 24.11.2012 tarihi Cumartesi günü olup takip eden ilk çalışma günü olan 26.11.2012 Pazartesi günü mesai bitimine kadar davanın açılması gerekirken 29.11.2012 Perşembe günü açıldığı görülmüştür. Belirtilen dönem genel tatil günlerine de denk gelmediğinden davanın yasal süre içinde açılmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca davanın yasal 1 aylık süre geçirildikten sonra açıldığı sonucuna varılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 27,70 TL harçtan peşin yatırılan harcın tenzili ile bakiye 6,55 TL harç giderinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 16,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Kalan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının istem halinde davalıya iadesine, 14/12/2015 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.