Mahkemesi :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının 01.03.2009-25.06.2013 tarihleri arasında ... olarak çalıştığını, davalı işverence haksız olarak işten çıkarıldığını iddia ederek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatların tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının amiri ... tarafından, çocuğunun rahatsızlığı nedeniyle izinli olan işçi ...'nın çalıştığı Powermat ... nolu makineye davacının geçmesinin istenildiğini, davacının verilen işi ısrarla yapmadığını, bu hususu da davalı şirkete çektiği ihtarnamede ikrar ettiğini, davacının defalarca uyarıldığını ve davranışlarında düzelme olmadığından iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; Dairemiz bozma ilamına uyularak keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmış ve rapor hükme esas alınarak davacı işçinin eğitim durumu, deneyimi ve işyerinin özellikleri gözönüne alındığında davacıya verilen iş emrinin imalatın üretim programına uygun biçimde yürütülmesi kapsamında durumun gerektirdiği koşullara uygun olduğu, davacıya özgü olarak verilmiş, kişisel bir iş emri olmadığı, tüm bu hususlar ve Yargıtay kararları birlikte değerlendirildiğinde feshin son çare olması ilkesine uyulduğu ve işletmenin işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir fesih sebebi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının 4 yıldan beri davalıya ait işyerinde son iki senedir davalı tanıklarınca da ifade edildiği üzere makina ayar ve bileyleme ustası olarak çalıştığı anlaşılmıştır. Keşif sonrası alınan bilirkişi raporunun 8. sayfasında da davacı ...'nin 01.03.2009 yılında davalı işyerinde profil kesme makinelerinde operatörlük yapmak üzere işe başladığı, sonrasında bileme ve makine ayar operatörü olarak işine devam ettiği ve gerektiğinde de profil kesme makinasında ... olarak çalıştığı yönünde tespit yapılmıştır.
27.05.2013 tarihinde davacıdan izinli olduğu için işe gelmeyen işçi ...ının yaptığı işi yapması istenmiş ve ... nın operatör yardımcısı olduğu da davalı tanığı... tarafından ifade edilmiştir. Keşif sırasında yeniden dinlenen davalı tanığı ... davacının iş akdinin fesih tarihinde...'nın ...olduğunu teyit etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun ise sonuç ve kanaat başlıklı 6.1 bendinde ise; İşe gelemediği için davacıdan yerine bakması istenen ... isimli personelin kaydının her ne kadar beden işçisi gibi gözükse de söz konusu işyerinde makine operatör yardımcısı değil makine operatörü olarak görev yaptığı makine operatörü olarak yaptığı işin makine beslemesi ve makinenin gerekli ayarlarını yapmak olduğu ve bu işin uzmanlık gerektirdiği ve ameliye bir iş olmadığı şeklinde hatalı tespit yapılmıştır. Tanık beyanlarında fesihten sonra operatör yardımcısı olarak çalışan ...'nın yeterliliği kazanarak operatör olduğu ancak sigorta işe giriş bildirgesindeki beden işçisi kodunun değiştirilmediği ifade edilmiştir.
Yine tanık beyanlarında davacının yaptığı bileme ve makine ayar işinin çalışmasının % 70-80 ini oluşturduğu kalan zamanda operatörlük yaptığı ifade edilmiştir. Davacının operatör yardımcısı ...'nın yerine görevlendirildiği operatör yardımcılığı işini esaslı değişiklik teşkil ettiği gerekçesiyle kabul etmediği ve işverence bileme odasının kilitlendiği de davalı tanık beyanıyla sabittir.
Davalı tanığı ...sırasında davalı vekilinin talebi üzerine alınan beyanında "davacının görevi kabul etmeyince direkt olarak işten çıkartılmadığını, hakkında tutanaklar tutulduğunu, sonrasında da operatör olarak görevlendirilmesine rağmen operatör yardımcısı olarak kesilen ürünün makineden çıkartılarak istiflenmesi işinde kendi isteğiyle çalıştığını fakat çıkan malzemede ve istiflemede hatalar oluştuğunu, bu hataları neden yaptığını sorduğunda bu saatten sonra benim herhangi bir faydam olmaz şeklinde beyanda bulunduğunu". ifade etmiştir. Davacı işverenin baskısıyla operatör yardımcısı olarak çalışmaya zorlandığını, işin operatörlük değil operatör yardımcılığı olduğunu belirtmiş ve esaslı değişiklik nedeniyle operatör yardımcılığı işini kabul etmediğini, esas yaptığı iş olan bileme ustalığı işini odası kilitlendiğinden yapamadığını beyan etmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı görev değişikliğini esaslı değişiklik teşkil ettiği gerekçeleriyle kabul etmemiş ve işverence üst üste tutanak tutularak feshe zorlanmıştır. İşyerinde davacının esas görevinin yaptırılmadığı da tanık beyanlarıyla ortaya konulmuştur. Bu nedenle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmek gerekirken, bilirkişi raporundaki hatalı tespit esas alınarak davanın reddi isabetsiz olmuştur.
Bu nedenle davacının temyiz itirazları kabul edilmiş ve 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren 4 aylık brüt ücret tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Alınması gereken 29,20 TL harçtan peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubu ile 4,90 TL harç giderinin davalıdan alınarak ...'ye gelir kaydına,
6-Davacının yapmış olduğu 1.535,35 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, 15.06.2016 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy