Mahkemesi :İş Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı temyizi yönünden;
Somut olayda, dava dilekçesindeki nitelendirmeye göre dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup daha sonra verilen dilekçe ile dava türünün değiştirilmesine olanak bulunmamaktadır. Davacının talebi doğrultusunda hüküm altına alınan alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Davanın belirsiz alacak davası olduğunun kabul edilmesinin diğer bir sonucu, dava dilekçesi sunulması ile alacağın tamamı bakımından zamanaşımının kesilmesi, artırım işlemine karşı ayrıca zamanaşımı def'inde bulunulamamasıdır. Dosya kapsamında, 04.12.2014 tarihli ek bilirkişi raporuna karşı davacı taraf 18.12.2014 tarihli yazılı beyan sunmuştur. Beyan içeriğinde, ek raporda faizin uygulanma tarihi bakımından yapılan tespite itiraz açıkca belirtilmiş olmasına rağmen davalı tarafın ıslah dilekçesi sonrası ileri sürdüğü zamanaşımı def'i dolayısıyla bir kısım alacakların zamanaşımına uğradığı tespitine karşı açık itirazda bulunulmamıştır. Ayrıca aynı dilekçesinin sonuç kısmında, ek raporda zamanaşımı def'inin kabulü sonrasında tespit edilmiş miktarlar talep miktarı olarak açıkca yazılmış olup bu durum davalı taraf için usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Bu nedenle, ek rapordaki bir miktar talebin zamanaşımına uğradığı şeklindeki hatalı tespit yönünde karar verilmiş olması bozma sebebi yapılmamıştır.
3-Davalı temyizi yönünden;
a) Somut olayda, davacının emekliliği hakettiğine dair belgeleri işverene ibraz ettiğini ispatlayacak bir belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kıdem tazminatına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalıdır.
b) Dosya kapsamından, davacının talep miktarının toplam 41.134,29 TL, hüküm altına alınan miktarın ise 22.952,78 TL olduğu, buna göre davanın kabul oranının %55,80 olmasına rağmen mahkemece daha yüksek oran üzerinden yargılama giderinden sorumluluğun hesaplanması; ayrıca davalı vekili lehine takdir edilecek vekalet ücreti bakımından esas alınacak olan, takdiri indirim miktarı hesaba katılmadığı haliyle reddedilmiş dava miktarı 15.276,93 TL olup bu miktarın % 12'si olan 1.833,23 TL davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken gerekçesiz olarak daha düşük miktara hükmedilmesi bozma sebebidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı düzelterek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamının silinerek yerine;
"1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan işçi alacağı ve tazminat davasının kısmen KABULÜ ile kısmen REDDİNE,
a) 11.360,39 TL brüt kıdem tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek banka mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) 4.964,40 TL brüt yıllık izin alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c) Bilirkişi tarafından tespit olunan ve itibar olunan alacak miktarından takdiren % 30 takdiri indirim yapılarak ve ödenen 2.187,83 TL mahsup edilerek kalan 4.138,45 TL brüt fazla mesai alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek banka mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d) 2.203,17 TL asgari geçim indirimi alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek banka mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e)Bilirkişi tarafından tespit olunan ve itibar olunan alacak miktarından % 30 takdiri indirim yapılarak ve ödenen 167,67 TL mahsup edilerek kalan 286,37 TL brüt ulusal bayram-genel tatil alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek banka mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bununda dışında kalan fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-2014 yılı Harçlar Tarifesi’ne göre tespit olunan 1.567,90 TL’den davacının peşin olarak yatırdığı 565,95 TL harcın mahsubu ile kalan 1.001,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, davacı tarafından yatırılan 565,95 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 4667 Sayılı Kanun ile değişik 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168/son maddesi gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan 2.754,33 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 4667 Sayılı Kanun ile değişik 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168/son maddesi gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden hesaplanan 1.833,23 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 21,15 TL başvuru gideri, 302,00 TL, davetiye gideri: 15,00 TL, posta ücreti: 24,60 TL, tanık ücreti: 90,00 TL, Talimat gideri: 59,00 TL, bilirkişi gideri: 250,00 TL olmak üzere toplam: 456,75 TL yargılama giderlerinin kabul oranı (% 55,80) dikkate alınarak 254,90 TL’sinin davalıdan tahsil olunarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan davetiye gideri: 47,00 TL, posta gideri: 8,80 TL, tanık ücreti: 30,00 TL olmak üzere toplam: 85,80 TL yargılama giderlerinin ret oranı (% 44,20) dikkate alınarak 37,92 TL’sinin davacıdan tahsil olunarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına," rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 28.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy