Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı; 01.12.2012 günü işverence, her ay 5-6 işçiye yaptıkları gibi girdi çıktı yapılacağını, bu nedenle hazırladıkları boş ibranameyi imzalamasının istendiğini, kabul etmeyince de "sen böyle devam et" denilip akşam olunca da bu kez çeşitli miktarlar içeren ibranameler sunup herhangi bir ödeme yapılmayacağını, senet verileceğini söyleyip bu ibranameleri imzalamasının istendiğini, imzalamayınca da işine son verdiklerini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, cretleri ile ücret alacağını talep etmiştir.
Davalı; davacının ilk olarak 07.09.2007 tarihinde işe başladığını ve 06.06.2008 tarihinde evinde düğme boyama işi yapacağı gerekçesiyle kendi isteği ile işten ayrıldığını ancak 27.06.2008 tarihinde kendi başına bu işi yapamadığı gerekçesiyle yeniden işe girdiğini ve işverenin dışarıya iş yapmasına izin vermemesi, fazla mesai taleplerinin reddedilmesi üzerine 30.11.2012 tarihinde işyeri takip çizelgesi ile kartını da alarak işyerinden ayrılıp 05.12.2012 tarihli ihtarnameye rağmen bir daha da gelmediğini, 30.06.2008 tarihinde çok borcu olduğunu söyleyerek 5.000,00 TL avans çektiğini ve hala ödemediğini bu nedenle mahsubu (ıslah dil. ile) gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HMK'nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür.
Somut olayda; dava 6100 Sayılı HMK döneminde, 03.12.2012 tarihinde kısmi dava olarak açılmış olup, davacı tarafça 18.02.2013 tarihinde davasının belirsiz alacak davası olarak açıldığına dair dilekçe sunulmuş ve harç yatırılarak dava değerinin kısmen arttırıldığı anlaşılmıştır. 18.02.2013 tarihinde verilen dilekçe, dava kısmi dava olarak açılmış olduğu için harç tamamlama değil, ıslah dilekçesidir ve ıslah yolu ile dava türünün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, daha sonra 21.08.2013 tarihinde verilen ve harcı yatırılan ikinci kez davanın ıslahı anlamına gelecek dilekçe ile arttırılan miktarlara göre hüküm kurulması hatalıdır ve bozma nedeni yapılmıştır.
3-HMK'nun 297/2. maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; Davalı taraf 27.08.2013 tarihinde cevap dilekçesini ıslah ederek davacıya verdiğini iddia ettiği 5.000,00 TL avansın takas ve mahsubu talebinde bulunmasına rağmen mahkemenin bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar vermemesi bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy