YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin 01.08.2001 tarihinden, iş sözleşmesini fazla mesai ve ulusal bayram-genel tatil ücretlerinin ödenmemesi, sigorta prim günlerinin ve sigorta hizmet süresinin dolması, aldığı ücretin eksik bildirilmesi nedenleriyle haklı ve geçerli bir şekilde feshettiği 31.12.2012 tarihine kadar davalı yanında çalıştığını belirterek bakiye kıdem tazminatı, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 09.10.2002 tarihinde müvekkiline ait iş yerinde çalışmaya başladığını, davacının 29.09.2005 tarihine kadar çalıştıktan sonra aynı tarihli istifa dilekçesini sunarak istifa ettiğini ve müvekkilini ibra ettiğini, 18.11.2005 tarihinde yeniden işe başladığını, 31.12.2012 tarihinde emeklilik sebebiyle iş akdini feshettiğini, davacıya kıdem tazminatı ile tüm alacaklarının ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının iş akdini emeklilik sebebiyle haklı ve geçerli nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı konusunda ihtilaf olmayıp davacının çalışma süresine göre fark kıdem tazminatına ile fazla çalışma alacağına hak kazandığı kanaatiyle isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; fazla çalışma iddiasında bulunan işçi bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olup davacının dinlettiği tanıklar iddia edildiği üzere haftanın üç günü iş yerinin mesai bitim saati olan 18:00'den sonra fazla çalışma yapıldığını ispatlamaya yeterli beyanda bulunmamışlardır. Tanıklardan davacı tanığı ... haftanın bir günü 3-4 saat fazla çalışma yaptığı bazen de haftanın her günü fazla mesai yapıldığını tanık ... ise 3-4 saat yapılan fazla çalışma için bir süre vermesinin mümkün olmadığını beyan etmiştir. Davalı ise iş yerinde vardiya sistemi olduğunu savunmaktadır. Tüm bu beyanlar birlikte değerlendirildiğinde davacının haftada bir gün 08.00-21.00 saatleri arasında çalıştığının kabulü dosya içeriğine uygun düşecektir. Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda haftanın bir günü 08.00-16.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme süresi düşüldüğünde fiili olarak 7 saat çalışma yapıldığı halde hesap hatası suretiyle 8 saat çalışıldığının kabulü ve bu hesaplamaya göre karar verilmesi bozma sebebidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 29/09/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy