Mahkemesi :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen 26.01.2016 tarihli direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu ve Dairemizin 6352 sayılı Kanunun 40.maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun geçici 2.maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece, “..Davalı taraf, cevap dilekçesinde; dava tarihi itibari ile davanın zamanaşımına uğradığını, İş Kanununda belirtilen zamanaşımı süreleri geçtikten sonra dava ikame edildiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini beyan ile zaman aşımı definde bulunmuştur. Bilindiği üzere; B.K. Md. 125 gereğince davacının talep ettiği kıdem ve ihbar tazminat alacakları 10 yıllık zamanaşımına, B.K. M. 126 gereğince davacının talep ettiği fazla çalışma, genel tatil ücretleri ile izin ücret alacağı 5 yıllık zamanaşımına tabi olup, kıdem, ihbar ve izin ücret alacaklarının zamanaşımının başlangıcı akdin fesih tarihi olan 16/04/2009 tarihinden başlayacak olmakla bu hakların zamanaşımına uğramadığı, talep edilen fazla çalışma ve tatil çalışması ücret alacaklarının ise hakkın doğum tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımına tabi olup, davanın açılma tarihi olan 02/04/2013 tarihinden geriye dönük 5 yıl öncesine ait davacının bu alacakları zamanaşımına uğrayacağından davacının bu alacakları 02/04/2008 tarihinden sonraki dönem için zamanaşımı defi nazara alınarak hesaplanmıştır. Bilirkişinin yapmış olduğu tespit ve hesaplamalar mahkememizce uygun bulunarak davacının 3003,22 TL net kıdem tazminatı, 1563,85 TL net ihbar tazminatı, 931,47 TL net yıllık izin ücreti, 3713 TL fazla çalışma ücret alacağı ile 200,75 TL net genel tatil ücret alacağı hesaplanmışsa da zamanaşımı def'i nedeni ile 3613 TL fazla çalışma ücret alacağı ile 100,75 TL genel tatil ücret alacaklarının zamanaşımına uğramış olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı” gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 06.05.2015 tarih ve 2015/10570 Esas, 2015/8145 Karar sayılı kararı ile, “Somut olayda, davacının iş akdi 16.04.2009 tarihinde feshedilmiş olup davacı 02.04.2013 tarihinde bu davayı kısmi dava olarak açmış 100,00 TL fazla mesai ve 100,00 TL ulusal bayram genel tatil ücret alacağı talebinde bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının cevap dilekçesinde yapmış olduğu zamanaşımı def'i dikkate alınarak fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücret alacağı için 02.04.2008 tarihi sonrası dönem esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Davacı 14.04.2014 tarihli Islah dilekçesi ile talep miktarlarını artırmıştır. Davalı taraf ıslah talebine karşı süresi içinde ve usulüne uygun olarak zamanaşımı definde bulunmuştur. Mahkemece ıslaha karşı yapılan zamanaşımı savunması yönünden bilirkişi raporu aldırılmadan hesaplama yapılmış ve 100,00 TL fazla mesai ve 100,00 TL ulusal bayram genel tatil alacağı hüküm altına alınmış ise de iş akdinin feshi tarihine ve 01.01.2009-16.04.2009 tarihleri arasında davacının ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışması olmamasına göre davacının tüm ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı zamanaşımına uğramakta ve talep edebileceği 2 günlük fazla mesai ücret alacağı kalmakta olduğundan ıslaha karşı yapılan zamanaşımı savunması dikkate alınarak ıslah edilen miktarlar açısından ek bilirkişi raporu aldırılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir...” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “...davacının fazla çalışma, genel tatil ücretlerindeki ilk talep miktarlarının zaman aşımına uğramadığı, Mahkememizce ilk miktarlar korunarak hüküm kurulduğu, bozma ilamında iş akdinin fesih tarihinin de 01/01/2009 - 16/04/2009 tarihleri arasında davacının talep edebileceği 2 günlük fazla mesai ücret alacağı olduğu, ancak kararın sadece davalı tarafça temyiz edilmiş olduğu görülmekle de aleyhe bozma yasağı da dikkate alınarak direnilmesine” karar verilmiştir.
Mahkeme kararındaki direnme gerekçeleri dikkate alındığında Dairemizin bozma kararının yerinde olmadığı, direnme kararının doğru olduğu anlaşılmakla, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle ... yasal temsilcisi Milli Savunma Bakanlığı olup karar başlığında gösterildiği halde karar başlığında ilgili kişi olarak gösterilmiş olması yanlış ise de bu maddi hatanın mahkemece her zaman düzetilmesinin mümkün olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 16/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy