Mahkemesi :İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalılar vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 28.06.2016 Salı günü belirlenen saatte davalılar ...., ... vekili Av... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delilerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin aynı gruba ait davalı şirketler nezdinde kepçe operatörü olarak çalışırken iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, haftanın 7 günü milli bayram ve genel tatil günleri dahil 07.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını, aylık ücretinin 1700,00 TL net olup bunun 700,00 TL'sinin bankadan, geri kalanının elden ödendiğini, 6 aylık ücretinin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının ücret konusundaki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ihtirazi kayıtsız imzaladığı bordrolarda ücretinin belli olduğunu, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek feshedildiğini, işyerinde dini bayramlarda çalışılmadığını, diğer tatil günlerinde çalışıldığında ücretinin ödendiğini, yıllık izinlerini kullandığını, alacaklarının zaman aşımına uğradığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin işverence feshedildiği, feshin haksız olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ödemelerin mahsubu ile kıdem tazminatının kalmadığı, bakiye ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerektiği, ayrıca fazla mesai yapıp hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin kabulü dosya içeriğine uygundur. Ancak davacı vekili, yıllık izin ve ihbar tazminatı alacaklarının en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Yıllık izin ve ihbar tazminatı alacaklarına yasal faiz işletilmesi gerekir. Taleple de bağlı kalınması HMK'nun 26 ıncı maddesi uyarınca zorunludur. Bu nedenle yıllık izin ve ihbar tazminatı alacaklarına yasal faiz oranının aşmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi işletilmesi gerekirken, doğrudan yasal faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki,bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; hüküm fıkrasının 1 ve 2 numaralı bentlerindeki “yasal faizi“ sözcüklerinin çıkarılarak yerlerine; “yasal faiz oranını aşmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir olunan 1350,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 28.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy