Mahkemes:Asliye Hukuk Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Belediye davanın hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece, ...Belediyesi işçi disiplin kurulu tarafından 12/06/2009 tarihinde oybirliği ile davacının iş sözleşmesinin feshine karar verildiği, kararın davacıya tebliğine ilişkin olarak dosyaya kanıt sunulamadığından işe iade istemli davanın süresinde açıldığı, davacının Belediyede çalışma kıdemi dikkate alındığında davacının işle ilgili bir sıkıntısı, sorunu yokken neden işe gelmeme hususunun Belediyede amir vasıfında olanlarca (tutanak mümzilerince) araştırılmadan, ilçe şartlarında kolay bir şekilde araştırılıp öğrenilebilecekken bu hususta net bir şekilde belirleme yapmadan ardı ardına tutanak tutulup akabinde davacının işten çıkartılma işleminin yapıldığı, dolayısıyla davacının eyleminin işe gelmemeye zorlanması şeklinde gerçekleştiği vicdani kanaatiyle işe iade talebinin kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Aynı şekilde ihbar önelli fesih halinde dava açma süresi ihbar önelinin bitimi ile değil ihbar önelli fesih bildiriminin işçiye tebliğ edildiği tarihten itibaren başlayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi fesih bildiriminin kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürmüş ancak... Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği 04.08.2009 tarihli şikayet dilekçesinde 05.06.2009 tarihinde Belediye Başkanı ve oğlu tarafından kendisine tehdit mesajları çekildiğini belirterek "bana birkaç gün ortadan kaybol dediler ve daha sonra iş akdimi sona erdirdiler.... Belediyesinde kadrolu işçi idim tehditle işten çıkartıldım" diyerek fesihten haberdar olduğunu belirtmiştir. İşçi işyerine alınmayarak eylemli fesih gerçekleşmiştir. Davacı aradan 5 yıl geçtikten sonra 10.06.2014 tarihinde işe iade davası açmıştır. Bir aylık hak düşürücü niteliğindeki dava açma süresi geçtikten sonra davanın 10.06.2014 tarihinde açılması nedeniyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 29,20 TL harçtan peşin yatırılan 25,20 TL harcın tenzili ile bakiye 4,00 TL harç giderinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 44,00 TLyargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan ...'ne göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.11.2016 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy