Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekilince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacı işçinin davalı ...'nın değişik taşeronlarında çalıştığını, en son davalı şirket bünyesinde çalışmakta iken 10.02.2015 tarihi itibariyle davalı ... Başkanlığının istemi doğrultusunda diğer davalı şirket tarafından iş sözleşmesinin haksız ve mesnetsiz olarak feshedildiğini belirterek 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18 ve devamı maddeleri uyarınca feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Belediye Başkanlığı'na husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş, davalı şirket vekili ise davacının iş sözleşmesinin müvekkili işveren tarafından istenmesine rağmen asıl işveren davalı ...'nın 12.01.2015 tarihli yazısına istinaden mecburiyetten çıkışının yapılması suretiyle sonlandırıldığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, yapılan fesih işleminin geçerli nedene dayanmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçiye, davalı ...'nın 12.01.2015 tarihli yazısına istinaden diğer davalı şirket tarafından 12.01.2015 tebliğ tarihli fesih bildirimi tebligatı başlıklı belge ile " ... ... İşletme Müdürlüğü'nün 12.01.2015 tarihli işçi çıkışı hakkındaki yazısına istinaden işinize 10.02.2015 tarihinde istemeyerek son verilecektir. 4857 sayılı İş kanununun 17.maddesi gereğince 28 gün ihbar süreniz olduğu tespit edilmiştir. Bu yazımızın tarafınıza tebliğinden itibaren 28 günlük ihbar sürenizi kullanmanızı ve bu süre içerisinde yine aynı Kanunun 27 nci maddesi gereğince günlük iki saat ücretli iş arama izniniz olduğunu bilmenizi ve ihbar sürenizin sonunda firmamızla ilişiğiniz kesileceğinden kıdem tazminatı alacaklarınızın ödenmesi için ... ... İşletme Müdürlüğü'ne müracaatınızı ricaen tebliğ ederiz" şeklinde bildirimde bulunulduğu ve davacının da bu tebligatı imzalamış olduğu görülmüştür.
Görüldüğü üzere davacıya ihbar önelli fesih bildirimi yapılmıştır. Dolayısıyla ihbar önelli fesih bildiriminin tebliğ tarihi olan 12.01.2015 tarihinden itibaren 1 aylık dava açma süresi başlayacağından 03.03.2015 tarihinde açılan davanın yasal 1 aylık süre geçirildikten sonra açıldığı sonucuna varılmakla davanın hak düşürücü süre içinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olup bozma nedenidir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Alınması gereken 29,20 TL harçtan peşin yatırılan harcın tenzili ile bakiye 1,50 TL harç giderinin davacıdan tahsili ile ...'ye gelir kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı ...'nca yapılan toplam 39,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine, diğer davalı şirketin dosyadan yaptığı yargılama gideri tespit edilemediğinden bu yönde bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine,
6-Kalan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının istem halinde davalı ...'na iadesine, 27/10/2016 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy