YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, iş akdine geçerli bir neden olmadan son verildiğini öne sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davalı işverenin cevap dilekçesinde ekonomik nedenler ile davacının işten çıkartıldığı iddiasında bulunduğu, bu durumda iş akdini geçerli nedenle feshettiğini iddia eden işverenin geçerli fesih nedenlerini ispatlaması gerektiği, Belde belediyeleri birleştikten sonra davalı şirketin de kabulünde olmak üzere şirkete çok sayıda işçi alındığı, ekonomik olarak zor durumda olduğunu iddia eden bir şirketin şirkete önce çok sayıda işçi alıp daha sonra bir kısmını işten çıkartmasının makul kabul edilemeyeceği, kaldı ki İş Kanunu m. 19/1 maddesi gereğince işverenin fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorunda olduğu, geçerli fesih iddiasında olan işverenin fesih sebebini işçiye yazılı, açık ve kesin bir şekilde bildirmemiş olmasının başlı başına feshin geçersizlik nedeni olduğu belirtilerek bu nedenlerle davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden söz edilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Dosya içeriğine göre aracılığıyla davacıya tebliğ edilen fesih bildirimi ile ''...sezonun gelmesi ve şirketin mali durumunun iyi olmaması nedeniyle iş akdinize son verilmiştir. Yasal hakkınız olan kıdem ve ihbar tazminatınız yatırılacaktır '' denilerek davacının iş akdine son verildiği, şirketin mali durumunun iyi olmaması gerekçe gösterilerek ekonomik nedenlerle iş akdine son verilmesine karşın yeni işçi alımları yapıldığı anlaşıldığından mahkemece feshin geçersiz olduğunun tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, mahkemece davacının davalılardan hangisine ait işyerindeki işe iadesine karar verildiği belirtilmediği gibi hükümden işe iadenin mali sonuçlarından da kimin sorumlu tutulduğu anlaşılamamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı şirket işçisi olan davacının davalılar arasında yazılı bir hizmet alım sözleşmesi vs. olmaksızın davalı Belediyede çalışarak Belediyenin işini gördüğü, bu nedenle temyiz edenin sıfatı da dikkate alındığında davalı Belediyenin asıl işveren olduğu anlaşıldığından mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının alt işveren işyerine işe iadesine ve işe iadenin mali sonuçlarından davalıların birlikte sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken işe iadeden ve işe iadenin mali sonuçlarından hangi davalının sorumlu olduğu belirtilmeden hüküm kurulması hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı işyerindeki İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Karar tarihinde alınması gerekli 29,20 TL temyiz harcından peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1,50 TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 91,90 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan 'ye göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalılara iadesine, 29/11/2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy