Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davacı vekili müvekkilinin iş akdinin 06/08/2012 tarihinde feshedildiğini, davacının çalıştığı esnada intibak işlemlerinin yapılmadığını ve diğer kurumlarda yapmış olduğu çalışmalarının birleştirilmediğini, bu nedenle davacının daha önce çalıştığı kurumlardaki hizmetlerinin birleştirilmesi ve ... hükümlerinin dikkate alınarak intibak yapılmasını ve bu nedenden dolayı ücret farkları, ihbar ve kıdem tazminatı, ikramiye gibi tüm ödemeler ve yıllık izin farklarının ödenmesinin gerektiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağını talep etmiştir.
Davalı, zamanaşımı def'inde bulunarak, davacının 06.08.2012 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, 4. dönem ... yapıldığı tarihte (01.03.2013) davacının çalışmadığını, ayrıca ...'in geçici 3. maddesine göre intibak işlemleri yapılsa dahi geriye doğru herhangi bir fark ödemesi yapılamayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının, davalı yanındaki hizmet süresi ile birleştirilebilecek başka kurumlarda çalışmalarının olup olmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; davacı, daha önce çalıştığı işyerlerindeki hizmetinin, davalı işyerindeki hizmeti ile birleştirilmesini talep etmiştir. Mahkemece bu iddia ile ilgili olarak davacının daha önce çalıştığı işyerlerine ait hizmet dökümleri getirtilerek; birleştirilmesi talep edilen hizmetlerin hangi işyerlerine ait olduğu, ünvan ve adresleri tespit edildikten sonra intibak talebine ilişkin bir değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.
2-Davacı işçinin kullanmadığı yıllık izin karşılığı ücrete hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar.
Somut olayda, davacı daha önceki çalışmalarının birleştirilmesi sonucunda işyerindeki ... hükümlerinin dikkate alınarak intibak yapılmasını ve bu nedenden dolayı yıllık izin ücreti fark alacağı olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise ... geçici 3. maddesine göre intibak işlemleri yapılsa dahi geriye doğru herhangi bir fark ödemesi yapılamayacağını savunmuştur. Mahkemece davacının kıdemine göre 138 gün yıllık izin kullanma hakkı olduğu ve davalı tarafça bu izinlerinin kullanıldığının ispat edilemediği kanaati ile hüküm kurulmuştur. Ancak temyiz dilekçesi ekinde davalı vekili tarafından sunulan belgelerde davacının yıllık izin kullanımına dair kayıtlara imza attığı ve 33 günlük yıllık izin hakkının karşılığı ücretinin ödendiği görülmektedir. Her ne kadar, davalının delillerini cevap dilekçesi ekinde bildirmesi zorunlu ise de, borcu sona erdiren belgelerin yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olması nedeniyle, mahkemece yıllık izin kullandığını gösterir bu belgeler davacıya gösterilip imzanın kendisine ait olup olmadığı, içeriğine bir itirazının olup olmadığı sorulmalı, davacının dava dilekçesinde hizmet sürelerinin birleştirilmesi neticesinde oluşacak fark yıllık izin ücretini talep ettiği de dikkate alınarak çıkacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 26.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.