Mahkemesi :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, işverenin iş akdini geçerli bir neden olmaksızın ve sendikal nedenlerle feshettiğinden bahisle feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işçilik haklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının iş akdinin, 22.06.2015 tarihinde 20.30-21.00 saatleri arasında işyeri sınırları içerisnde grup oluşturarak montaj ve pres binaları arasında alkışlar ve " bizler işçiyiz dilenci değil, yönetim sadaka istemiyoruz, yönetim şaşırma sabrımızı taşırma" sloganları eşliğinde protesto eylemi gerçekleştirdiğinden dolayı 4857 sayılı Yasanın 25/2 maddesi uyarınca iş aktinin haklı nedenle feshedildiğini, sendikal neden iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, "...Dosya kapsamı ve tanık beyanlarından; davalı şirketin ... üyesi olduğu, ... ile davalı iş yerinde yetkili olan ... arasında 01/09/2014-31/08/2017 tarihleri arasında geçerli olan TİS imzalandığı, Nisan 2015 ayı içerisinde adı geçen sendika ile yine MESS üyesi olan .... arasında başka bir TİS akdedildiği, davalı .... işçilerinin bir kısmının iki sözleşmede öngörülen zam farkını gerekçe göstererek yetkili sendika olan ... aleyhine protesto eylemlerine başladığı, işçilerin bir kısmının ...istifa ederek ... üye oldukları, protestolar sebebiyle 15/05/2015 tarihinde üretime ara verildiği, " maddi konularda iyileştirme yapılacağı, üretime başlanması halinde hiçbir işçinin iş akdine son verilmeyeceği, aksi taktirde fesih yetkisinin kullanılacağı " vaat ve ihtarları üzerine 22/05/2015 tarihinde üretime başladığı, 22/06/2015 tarihinde davalı şirketin üyesi olduğu ... tarafından yapılacak iyileştirmelerin açıklandığı, iş yerinde 16:30-02:15 vardiyasında çalışan 100'den fazla işçinin yemek ara dinlenmesi sırasında " biz işçiyiz dilenci değil, yönetim sadaka istemiyoruz, yönetim şaşırma sabrımızı taşırma " sloganları eşliğinde kısa süreli protesto eylemi gerçekleştirdikleri, yemek sonrası iş başı yaptıkları, üretime ara verilmediği ve bu olay sonrası 82 işçinin iş akdinin sonlandırıldığı anlaşılmıştır. Haklı neden gerekçesine dayandırılan fesihlerde toplu işçi çıkarma prosedürüne uyulması gerekmediği, feshin 22/06/2015 tarihli olaya dayandırılması ve iş akdinin 23/06/2015 tarihinde sonlandırılası sebebiyle 6 günlük sürenin geçirilmediği, protestoların iş yerinde yetkili... aleyhine yapıldığı, davalı şirketin taraf olmadığı bu ihtilafla yetkililerini veya işveren vekillerinin sendika ayrımı yapmadıkları, ... üye birçok işçinin halen çalışmaya devam ettiği, iş yerinde sendikasına göre işçileri farklı muamelede bulunulduğu iddiasının inandırıcı bir şekilde kanıtlanamadığı, feshin protestolara katılma eylemi sebebiyle gerçekleştirildiği ve sendikal nedene dayanmadığı davacı tarafın bu sebeplere ilişkin iddialarına itibar edilmediği, Protestolar sebebiyle üretime ara verilmediği ve anılan olaylarda hakaret teşkil eden söz veya cümle sarfedilmediği, protesto eylemine katılan işçi sayısının 100'den fazla olduğunun bizzat davalı tanıklarınca ifade edilmesine rağmen sadece 82 işçinin iş akdine son verildiği, bu durumun "eşitlik" ilkesine aykırı olduğu, yapılan protesto eyleminin barışçıl olmaktan çıkması halinde sınırlanabileceği, 22/06/2015 tarihli eylemin iş yeri barış ve huzurunu bozar mahiyette olmadığı, eylemin barışçıl özelliğini kaybetmemesi sebebiyle bir hakkın kullanılması niteliğinde bulunduğu ve yapılan feshin haklı nedene dayanmadığı gerekçesiyle sendikal tazminat dışındaki taleplerin kabulüne " karar verilmiştir.
Mahkemece feshin geçersiz olduğu ve sendikal neden bulunmadığı yönündeki tespitleri Dairemizce de benimsenmiş olduğundan tarafların bu yöne ilişen temyiz nedenleri yerinde değildir.
Ancak; 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanuna göre sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta hizmet döküm belgelerine göre davacı işçinin davalı işyerinde 2 ayrı dönem çalışması olup ( 30.03.2011-31.12.2012 ve 27.01.2015-23.06.2015 tarihleri arasında) toplam kıdem süresi 5 yılın altında kaldığı görülmüştür. Davacının iş akdinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğinin kabulü olaya ve oluşa uygun olmakla birlikte davacının işyerindeki kıdemi göz önünde tutulduğunda işe başlatılmaması durumunda verilmesi gereken tazminatın yukarıda belirtilen ilkeler ışığında 4 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesi gerekirken 5 aylık ücreti tutarında tespiti hatalıdır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi gereğince mahkemece verilen kararın bozularak ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıda yazılı hükmün kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı işyerindeki İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalı tarafından ödenmesi gereken tazminat miktarının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Karar tarihinde alınması gereki 29,20 TL harçtan peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1,50 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 183,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Artan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine
9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy