Mahkemesi :İş Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün süresi içinde taraflarca temyiz edilip, incelemenin Yargıtayca duruşmalı olarak yapılması davalılar ... San. A.Ş. ile ... ve Servis Hiz.Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 25.10.2016 Salı günü belirlenen saatte davalılar ... San. A.Ş. ile ... ve Servis Hiz.Tic.Ltd.Şti. vekili Av.... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
a)Davacı Temyizi Bakımından;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı vekilinin sunduğu dilekçede mahkeme kararının hangi nedenlerle bozulması gerektiğine dair neden bildirilmemiş olması, Dairemizce gerekçeli olarak temyiz edilen dosyalarda da incelemenin belirtilen nedenlere bağlı kalınarak yapılması ile yine mahkeme kararında Dairemizce kamu düzenini ilgilendiren ve re'sen bozma nedeni yapılmasını gerektirecek bir hata bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin bozma isteğinin reddine,
b)Davalılar Temyizi Bakımından;
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının 18.06.1998 tarihinde davalı ...’da şoför olarak işe başladığını, daha sonra ...’nın davacı dahil otuza yakın işçiyi diğer davalıya devrettiğini, davacının aralıksız olarak davalı ... Şirketinde çalıştığını, burada işe başlama tarihinin 28.04.2004 tarihi olduğunu, ...’nın asıl, ... Şirketinin alt işveren olduğunu, davacının iş akdinin haksız olarak feshedildiği 17.07.2013 tarihine kadar çalıştığını, tazminatlarının ödeneceği vaadi ile işçilere çeşitli belgeler imzalattırıldığını, ekte sunulan istifa dilekçesinin notere fakslandığını, davacının da burada yazanın aynısını noterden yazarak işten ayrıldığını, davacının 04.00-06.00 saatlerinde mesaiye başladığını, 21.00’a kadar çalıştığını, her gün ...’a hammadde taşıdığını, ay içinde bir kaç kez uzun yola gittiğini, bu seferlerin 3 gün sürdüğünü, milli bayram ve genel tatil günlerinde de çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını, sefer primleri ile birlikte aylık ücretinin 2600,00 TL olduğunu, iş çıkışında davacıya imzalatılan ibranamede geriye dönük haklarını saklı tuttuğunu, banka hesabına yatanın alacaklarını karşılamadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı .... vekili, alacakların zaman aşımına uğradığını, davalının taraf sıfatı bulunmadığını, davacının işvereni olmadıklarını, diğer davalı ile aralarında asıl-alt işveren ilişkisi de bulunmadığını, diğer davalının davalı ... Şirketinin fabrika sahasında kiracı olarak bulunduğunu, ancak kendi bağımsız iş bağlantılarını yürüttüğünü, ... şirketi çalışanlarının başka firmalara da çalıştığını, hizmet verdiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Şirketi vekili, alacakların zaman aşımına uğradığını, davacının tanıklarının davalıya karşı dava açan husumetli kişiler olduklarını, fesih bildirimindeki sebepler dışında ileri sürülen sebepleri davacının ispat etmesi gerektiğini, yazılı belgeler karşısında tanık dinlenilmesinin mümkün olmadığını, davacının noter aracılığıyla gönderdiği ihtarname bulunduğunu, davacı bütün alacaklarını aldığını başka alacağı kalmadığını beyan ettiğini, bakiye kıdem tazminatı ve yıllık izin ücretinin ödenmesi ile istifa ettiğini, işvereni diğer talepler bakımından ibra ettiğini, ücretinin 1102,00 TL olduğunu, yıllık izinlerini kullandığını, fazla mesai alacağı olmadığını, davalıyı ibra ettiğini, bunun dışında fazla mesai ücretlerinin ödendiğini, bordroları ihtirazi kayıtsız imzaladığını, mesainin 7.00’da başladığını, 18.00-18.30’da bittiğini, seferden sonra mutlaka iki gün izin verildiğini, hammadde taşınan firmaların kapalı olduğu zamanlarda çalışılmasının mümkün olmadığını, bu nedenle hafta tatili ve milli bayram ve genel tatil günlerinde çalışılmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir
Mahkemece, davacının davalılar nezdinde 08.06.1998-10.09.2002 ve 21.07.2003-17.07.2013 tarihleri arasında çalıştığı, davacının bir takım haklarının ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, pirimle çalıştığından belli bir mesaisinin olmadığı, iş olduğundan sefere çıktığı, bu nedenle fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil ücreti koşullarının oluşmadığı, 84 günlük kullanmadığı yıllık izin ücretinin hüküm altına alınması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olup olmadığı ihtilaflıdır.
Davacı hizmet cetveline göre 08.06.1998-10.09.2002 ve 21.07.2003-25.06.2004 tarihleri arasında davalılardan ....; 28.06.2004-17.07.2013 tarihleri arasında davalı ... Nakliye ve Servis Hizmetleri Ltd Şirketi nezdinde çalışmıştır.
Mahkemece her iki davalı nezdinde geçen çalışma süresi birlikte değerlendirilerek gerekçesi açıklanmadan davalılar birlikte sorumlu tutulmuştur. Ancak daha önce aynı davalılara karşı başka işçiler tarafından açılan davalarda davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğuna dair mahkeme kararları Dairemizin 2014/7483 Esas 2014/14911 Karar; 2014/7482 Esas 2014/14910 Karar ve 2014/18189 Esas 2014/23159 Karar sayılı kararları ile işçilerin davalı ... dışındaki bazı şirketler için de taşıma yaptığına dair irsaliyeli faturalar ve pozisyon yük listeleri bulunması nedenleri ile işçinin münhasıran davalı ...’nin işinde çalışıp çalışmadığının tespiti için araştırmaya yönelik bozulmuştur. Bu itibarla, eldeki davanın davacısının başka firmalarının işini yaptığına dair dosya içinde bu yönde bir belge yoksa da, emsal dosyalardaki tespitler, davalı ...’nin savunması dikkate alındığında, bu davada da bu hususun araştırılması gerekmekte olup davalı ... Şirketinin davalı .... dışındaki şirketlerin işini yapıp yapmadığı, davacının bu şirketlerin işinde çalıştırılıp çalıştırılmadığı, varsa buna ilişkin belgelerin )irsaliyeli faturalar, pozisyon yük listeleri vs) sunulması sağlanmalı, daha sonra toplanacak deliller toplanmış deliller ile birlikte değerlendirilerek davalı ...’nin işçiyi çalıştırdığı dönem dışında kalan hizmet süresi bakımından asıl işveren olup olmadığı, asıl işveren ise hangi tarihe kadar asıl işveren sıfatı ile işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği belirlenmelidir.
3-Davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacakları her iki davalı nezdinde geçen hizmet süresine göre belirlenerek hüküm altına alınmıştır. Ancak davalılar vekili bilirkişi raporundan sonra davacıya davalılardan .... nezdinde çalıştığı her iki döneme ilişkin olmak üzere 11.09.2002 tarihli kıdem ve ihbar tazminatı bordrosu, 10.09.2002 tarihli ibraname, 25.06.2004 tarihli ihbar tazminatı bordrosu, aynı tarihli ibraname sunmuştur. Ayrıca mahkemece 15.11.2013 tarih ve 41928 sayılı yazı ekinde ...bank tarafından davacıya ait maaş ekstresi gönderilmiş olup 15.12.2003 tarihinden 01.07.2013 tarihine kadar olan dönemi kapsayan hesap ekstresinde davalı ... tarafından yapılan ödemeler görünmektedir. Mahkemece bu belgeler üzerinde durulmamış, değerlendirilmemiş, neden itibar edilmediği gerekçelendirilmemiştir. Bu itibarla davacının ücretlerinin yatırıldığı 08.06.1998-10.09.2002 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan banka hesap ekstresi de getirtilmeli, davacıdan diyecekleri sorulmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek bu belgelere itibar edilip edilmeyeceği, davacının .... nezdinde geçen hizmet süresinin tasfiye edilip edilmediği, sonraki hizmet süresi ile birleştirilmesinin mümkün olup olmadığı 2 numaralı bozma nedeni de dikkate alınarak tespit edilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
4-Davacının yıllık izin alacağı her iki davalı nezdinde geçen hizmet süresine göre belirlenerek hüküm altına alınmıştır. Ancak davalılar vekili bilirkişi raporundan sonra davacıya davalılardan .... nezdinde çalıştığı sürelerde davacının yıllık izin kullandığına dair belgeler sunmuştur. Mahkemece bu belgeler üzerinde durulmamış, değerlendirilmemiş, neden itibar edilmediği gerekçelendirilmemiştir. Bu itibarla 2 ve 3 numaralı bozma nedenleri doğrultusunda varılacak sonuca göre yıllık izin belgelerinde belirlenen yıllık izin süreleri dikkate alınarak bu alacak hakkında karar verilmelidir.
5-6100 sayılı HMK’nun 181 inci maddesinde, “(1) Kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu yasa maddesine göre ıslahın 1 haftalık sürede yapılması gerekmekte olup yasa maddesindeki 1 haftalık süre kanundan kaynaklanan kesin süredir.
Somut olayda, Mahkeme, kısmi dava olarak açılan davada, davacı vekiline ıslah için 22.10.2015 tarihinde süre vermiş, ıslah ise 1 haftalık süre geçtikten sonra 21.12.2015 tarihli harç ve havale tarihli dilekçe ile yapılmıştır. Bu itibarla süresinde yapılmayan ıslaha değer verilmesi hatalı olmuştur.
6-Kabul şekli bakımından da, bilirkişinin ihbar tazminatı olarak hesapladığı 4.212,72 TL net miktarın hesap edilen yıllık izin ücreti 2.205,73 TL olduğu halde yıllık izin ücreti olarak hüküm altına alınması ayrı bir bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan karara yönelik davacının sebepleri bildirilmeyen bozma isteğinin reddine, kararın davalıların temyiz itirazları doğrultusunda yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir olunan 1.350,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 25/10/2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy