Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 25.10.2016 Salı günü belirlenen saatte davalı ... San. ve Tic.A.Ş. vekili Av.... ile karşı taraftan davacı ... vekili Av.... geldi. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin makine mühendisi olarak davalı işverenin yanında 4 yıl boyunca makine bakım şefi olarak çalıştığını, 4.500,00 TL net maaş aldığını, 3.500,00 TL' sının bankaya yatırıldığını, geri kalanın elden verildiğini, davalı işyerinde sabah saat 08.00’dan akşam saat 21.00’e kadar çalıştığını, öğlen 1 saatlik mola verildiğini, işyerinde makine arızası olduğu zaman gece de çalıştığını, haftanın 6 günü bu tempoda çalıştığını, fazla mesaiyle çalıştığı halde fazla mesailerinin ödenmediğini, işyerinde genel tatil ve milli bayram günlerinde çalıştığını, dini bayramlarda nöbet usulünün oluşturulduğunu, ayda dört pazarın üçünde çalışma yapıldığını, hafta tatili ücretlerinin de ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, sigorta primlerinin gerçek maaşı üzerinden yatırılmadığını, bu nedenlerle iş sözleşmesini 18.08.2012 tarihinde feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş akdini haksız yere feshettiğini, haricen ücretinin elden verme iddiasının doğru olmadığını, iş akdinin feshine kadar hiçbir ihtirazi kayıt koymadan maaş bordrolarının imzalandığını, çalışmış olduğu döneme ilişkin hak etmiş olduğu alacaklarının kendisine ödendiğini, uzun süre fazla mesai yapılmasının, milli bayram ve genel tatil günlerinde ve hafta tatillerinde çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yıllık izin alacağının bulunmadığını, davacının haksız olarak iş akdini feshetmesi sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, aylık ücretinin net 4500,00 TL olduğu, işyerine giriş çıkışa ilişkin kart okutma kayıtlarına göre belirlenen fazla mesai, hafta tatili, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretlerinin, yıllık izin ve aylık ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin dosya içeriğindeki deliller dikkate alındığında fazla mesai ücretini hüküm altına alması yerindedir. Ancak davalının sunduğu taraflar arasında imzalanan zaman içinde süresinin dolmasına rağmen feshi ihbarında bulunulmaması nedeni ile belirsiz süreli hale gelen 08.09.2010 tarihli iş sözleşmesinin 9 uncu maddesinde aynen “...net ücreti ... YTL’dir. Bu ücret yıllık 270 saat fazla çalışmayı tatil ve bayram günlerinde çalışmayı da kapsar biçimde belirlenmiştir. İşyerinde yıl içinde fazla mesai yapılmaması halinde bu ücret işçiye indirim yapılmaksızın ödenir. İşçi de yaptığı fazla çalışma nedeniyle herhangibir ek ücret talep etmeyecektir.” hükmü bulunmakta olup sözleşmenin anılan hükmü nedeni ile davacının ücret seviyesi de dikkate alındığında yıllık 270 saatlik fazla mesaisinin aldığı aylık ücretin içinde olduğu kabul edilmelidir. Bu yön gözden kaçırılarak fazla mesai ücretinin hesaplanması hatalı olmuştur.
Aylık ücrete fazla mesai ücretlerinin dahil olduğunun kararlaştırıldığı hallerde işçi yıl içinde ne zaman 270 saatlik fazla mesai süresini doldurursa, ardından yaptığı her fazla saat çalışma için ücrete hak kazanacaktır. Bunun aksine yıl içinde henüz 30 saat dahi fazla çalışması bulunmayan işçi, bir aylık sürede örneğin 23 saat fazla çalışma yaptığı için fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. 270 saat yıllık ölçüttür. Sözleşmelerle bunun yıl içinde dağıtımı başka şekilde kararlaştırılabileceği gibi işyerinin, işin gerekleri, somut olay özellikleri nedeniyle de fazla çalışma sürelerinin toplamı aydan aya da farklılık arz edebilir. Bu itibarla, yıllık 270 saatlik fazla mesainin davacının aldığı ücretin içinde kaldığı kabul edilerek Dairemizin yerleşik uygulamasına göre yıllık 270 saatlik fazla mesainin dolduğu tarihten itibaren fazla mesai ücreti hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır. Başka bir anlatımla yıllık 270 saatlik fazla mesai aylık bazda 22,5 saat olarak hesaplanan fazla mesai süresinden mahsup edilmeden hesap döneminin başından başlayarak 270 saatlik fazla mesainin dolduğu tarihten itibaren fazla mesai ücreti hesaplanmalıdır. Örneğin 08.09.2010-31.12.2010 tarihleri arasında dönem için 270 saatlik fazla mesai 2010 yılının kasım ayında dolmakta ise fazla mesai süresi ve ücreti 2010 yılının aralık ayından itibaren, 2011 yılı için 270 saat Nisan ayında dolmakta ise 2011 mayıs ayından itibaren fazla mesai hesaplanmalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir olunan 1.350,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 25.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy