Mahkemesi:İş Mahkemesi
Dava Türü: İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, iş akdinin davalı tarafından 03.11.2015 tarihinde haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiğini iddia ederek davacının işe iadesini, işe başlatılmaması halinde 8 aylık brüt ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ödeneceğinin belirlenmesini, boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık brüt ücretinin ödenmesinin tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş yerinin disiplin ve ahengini bozacak davranışlar göstermesi nedeniyle yani davacının 29. hafta çalışmasında, çalışma arkadaşlarına üretim adetlerini düşürmelerini sözlü olarak ilettiğini, çalışma arkadaşlarının çalışmasını yavaşlatmaya yönelik eylemlerinden dolayı TİS. 36/30 ve İş Kanununun 25/II e bendine uygun olarak 03/11/2015 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, ancak davacının fesih bildirimini imzalamaktan imtina ettiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 23/07/2015 tarihinde yetersiz tecrübeye sahip olması nedeniyle takım liderliğinden operatörlük görevine getirildiği, davacının üretim miktarının düşürülmesi hususunda diğer çalışanlara baskı yaptığı, davacının iş akdinin geçerli sebeple feshedildiği kanısına varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez
Somut olayda davalı, davacının iş akdininin 29. hafta çalışmasında çalışma arkadaşlarına üretim adetlerini düşürmelerini söylediği, çalışma arkadaşlarının çalışmasını yavaşlatmaya yönelik eylemlerde bulunduğu için TİS. 36/30 ve İş Kanununun 25/II-e bendine uygun olarak 03/11/2015 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini savunmuş ise de; davacının mahkemece geçerli fesih nedeni kabul edilen eylemlerinin somut verilerle ortaya konulmadığı, sadece davalı tanıklarının soyut beyanları ile davacının bu eylemleri gerçekleştirdiğinin beyan edildiği, davacının kendisinin üretimi düşürdüğüne dair de herhangi bir tutanak bulunmadığı da göz önüne alındığında, davacının iş akdinin haklı veya geçerli bir neden olmadan feshedilmiş olması gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi gereğince mahkemece verilen kararın bozularak ortadan kaldırılması ve dairemizce aşağıda yazılı hükmün kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalıya ait işyerinde İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın miktarının davacının kıdemi de dikkate alınarak takdiren 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Alınması gereken 29,20 TL harçtan peşin yatırılan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1,50 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacının yapmış olduğu 185,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9-Peşin alınan temyiz harcının iste halinde davacıya iadesine, 05/12/2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.