Mahkemesi: Adana 5. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı ...vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının ...'a ait işyerinde diğer davalı nezdinde idari işler ofis destek elamanı olarak 25/10/2010 tarihinde işe başladığını, 03/12/2014 tarih ve 29565 numaralı Noter ihtarnamesi ile iş akdinin proje daralmasına gidildiği gerekçesiyle tek taraflı feshedildiğini, işverence iş akdinin tek taraflı fesih koşulları bulunmadığını öne sürerek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili öncelikle davanın husumet nedeniyle reddini talep ettiğini, 30.09.2013 tarihinde ...özelleştirilmesi neticesinde özelleştirme sonrası işverenlerin de işçilerin performansı ile ilgili değerlendirme yapıp işin niteliğine uygun personel çalıştırmasının yönetim hakkı kapsamında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı.... vekili ise asıl işveren ...ofis destek hizmetini sonlandırması sonucu işgücü fazlalığı oluştuğunu, davacıyı çalıştırabilecekleri başka proje olmadığından iş akdinin son çare olarak feshedildiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, fesih gerekçesinin açık ve net olmadığı, usule uygun alınan bir işletmesel kararın bulunmadığı, davacının başka bölümlerde değerlendirmeye dahi tutulmadığı ve işverence bu hususun tartışılmadığı, feshin objektif değerlendirmelere de aykırılık teşkil ettiği, yapılan feshin haklılığının davalı işverence ispatlanamadığı ve feshin son çare olma ilkesi ile örtüşmediği, gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının alt işveren .... işyerine işe iadesine karar verilmiş, davalı... açısından emsal nitelikteki Adana 3. İş Mahkemesi'nin 2014/564 Esas sayılı dosyasının Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2015/25844 Esas sayılı ilamında da belirtildiği üzere davalı Toroslar Elektrik Dağıtım AŞ. nin %100 oranındaki hissesinin özelleştirme nedeniyle Enerjisa A.Ş. ye devrettiği dikkate alındığında kendisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle husumetten red kararı verilmiştir.
Mahkemece verilecek hükmün etkisi bakımından mecburi dava arkadaşlığı, maddi bakımdan mecburi dava arkadaşlığı ve şekli (usuli)bakımdan mecburi dava arkadaşlığı olarak ikiye ayrılmaktadır. Maddi bakımdan mecburi dava arkadaşlığı, maddi hukuka göre bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi zorunlu hallerde söz konusu olur (6100 sayılı HMK.m.59) Şekli (usuli) bakımdan mecburi dava arkadaşlığı ise, kanunun özel hükümleri ve davanın niteliğinden kaynaklanan, birden fazla kişiye karşı dava açılmasının ve yürütülmesinin zorunlu olduğu hallerde oluşan dava arkadaşlığına denir.(.... 12.Bası, Ankara 2011,s.223).Şekli dava arkadaşlığı, gerçeğin tam olarak ortaya çıkarılması ve taraflar arasındaki ilişkinin doğru karara bağlanmasını sağlamak için kabul edilmiştir. Bu durumda, dava konusu hukuki ilişki hakkında bütün dava arkadaşlarına yönelik tek ve aynı doğrultuda bir karar verme zorunluluğu yoktur. Ayrıca dava arkadaşlarının yaptıkları usuli işlemler birbirinden bağımsızdır.
Alt işveren işçisi tarafından feshin geçersizliğine karar verilmesi istemiyle yalnızca alt işveren hakkında veya geçersizlik yahut muvazaa iddiasıyla sadece asıl işveren aleyhine açılan davalarda asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçersiz veya muvazaaya dayandığının belirlenmesine bağlı olarak,davalı olarak gösterilen kişinin işçinin gerçek işvereni olmadığının belirlenmesi halinde taraf sıfatı sorunu ortaya çıkmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 2.maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarına göre asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçerli olup olmadığı veya muvazaaya dayanıp dayanmadığına yönelik resen yapılması gereken yargısal denetim, ilişkinin taraflarının yani asıl işveren ve alt işverenin davada yer almalarını ve kendi hukuklarını koruyacak açıklama ve ispat haklarını zorunlu kılmaktadır. Aksince bir düşünce Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkına ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27.maddesinde öngörülen hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil eder. Buna göre işe iade davalarına özgü olarak, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin söz konusu olduğu davalarda, davalı taraf yönünden bir çeşit şekli (usuli) bakımdan mecburi dava arkadaşlığının mevcut olduğu kabul edilmelidir.
Görüldüğü üzere, bu çözüm tarzı hem işçi hem de işveren yönünde hukuka uygun maddi ve usuli bakımdan her iki tarafın haklarını korumasını sağlayan bir çözümdür.
Böyle olunca, işe iade davasının yalnızca asıl işveren veya alt işveren aleyhine açılması durumunda, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçersiz veya muvazaaya dayandığının belirlenmesi halinde mahkemece dava hemen reddedilmemeli, davalı olarak gösterilmeyen asıl işveren veya alt işverene davanın teşmili için davacı tarafa süre verilmeli, verilen süre içinde diğer dava arkadaşına teşmil edilirse davaya devam edilmeli, aksi halde dava sıfat yokluğundan reddedilmelidir.
Taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına yönelik olarak yapılacak inceleme sonucunda, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin geçersiz veya muvazaaya dayanması halinde işçi gerçek işverenin işyerine iade edilmeli, işe iadenin parasal sonuçlarından muvazaalı işlemin tarafı olan diğer kişi veya kurum gerçek işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır.
Somut olayda, davacı davasını hem asıl işverene ve hem de alt işverene birlikte açmış ve...olarak belirtmiştir..... tarafından devralındığından ve %100 hisse devri tamamlandığından davanın bu şirkete teşmili ile taraf teşkilinin sağlanması gerekir.
O halde davacı ve davalı .... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı ve davalı ... İşl.A.Ş.'nin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı ve ....'ne iadesine, 06.12.2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
.