Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş akdinin 23.10.2015 tarihinde haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiğini, asıl nedenin değişen yöneticilerin kendi tanıdıkları ile çalışmak istemesi olduğunu iddia ederek işe iadesini, işe başlatılmaması halinde 8 aylık brüt ücreti tutarında işe başlatmama tazminatı ödeneceğinin belirlenmesini, boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık brüt ücretinin ödenmesinin tespitini talep etmiştir.
Davalı, 17/10/2015 tarihinde davacının çalışma arkadaşlarından ...'ın çantasının gizli bölmesinde sakladığı 500,00 TL'nin çalınmış olduğunu öğrendiklerini, olay gününden sonra işyerinde yapılan incelemeler ve kamera kayıtlarının incelenmesi sonucunda Pınar adlı çalışanın ofisinden ayrıldığı süreler içerisinde davacı tarafından bu kişinin odasına yaklaşık 5-6 kez tek başına girildiğini, ışıkları açmadan kapının arkasında bir şeyler aradığını gördüklerini, bu nedenle davacının iş akdinin işverenin güvenini zedeleyen doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının savunmasını içeren herhangi bir bilgi dosyada bulunmadığı ve davacı hakkında fesih gerekçesi olarak gösterilen olay ile ilgili herhangi bir şikayet dilekçesi de verilmediği için davalı iddialarının somut verilere dayanmadığı, davacının iş gereği söz konusu paranın kaybolduğu gün sürekli olarak, tanık olarak dinlenen çalışan ...'ın odasına girip-çıkmış olması, ...'ın parasını davacının aldığının kabulü ile tek başına fesih gerekçesi olarak yapılamayacağı, dolayısıyla fesih işleminin haklı nedenlere dayanmadığı ve feshin geçersiz olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez
Somut olayda davalının, işyerinde yapılan incelemeler ve kamera kayıtlarının izlenmesi sonucunda ... adlı çalışanın çantasından parasının çalındığı tarihte davacının ışıkları açmadan bu çalışanın odasına girerek kapının arkasında birşeyler yapmış olması nedeniyle hırsızlık eylemini gerçekleştirdiği kanaati ile iş akdini haklı nedenle derhal feshettiği iddiası üzerine yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma yeterli değildir. İşverenin haklı fesih olgusuna dayanarak savunma talep etme mecburiyeti bulunmadığından mahkemenin gerekçesi yerinde değildir. Dosyaya sunulduğu anlaşılan kamera kayıtlarının çözümünün yaptırılarak davacının isnat edilen eylemle ilgisi bulunup bulunmadığı ve işveren feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığının tespiti gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 12/12/2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.