Mahkemesi :İş Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen 03/03/2016 tarihli hükmün ve 31/05/2016 tarihli ek kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, 01/09/2008 tarihinde davalı işyerinde lamine sorumlusu olarak işe başladığını, 07/08/2014 tarihinde ... Sendikası ... Şubesi'ne üye olduğunu, bunun üzerine iki gün sonra kendisiyle beraber sendikaya üye olan diğer işçi arkadaşlarıyla beraber yıllık izne çıkarıldığını ve 18/08/2014 tarihinde haksız bir şekilde iş akdinin feshedildiğini belirterek 1.000,00 TL sendikal tazminatın davacıdan tahsil edilmesini, davacının işe iadesine, boşta geçen süreye ilişkin 4 aylık ücret alacağının ve diğer haklarının işverenden tahsiline, davacının işe başlatılmaması halinde 8 aylık ücret tutarında işe başlatmama tazminatı belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının iş akdinin sendikaya üye olması nedeniyle değil, davacıyla aynı işi yapan diğer çalışanlardan daha düşük performans sergilemesi, ortalama verimin altında çalışması, yapılan uyarılara rağmen gerekli ve yeterli performansı göstermemesi, verilen görevleri yerine getirmemesi nedeniyle son çare olarak iş akdinin feshedildiğini belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı işveren tarafından davacı hakkında iki adet tutanak tutulduğu ve içeriklerinin de tanıklarca doğrulandığı feshin geçerli nedene dayandığı, sendikal nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı asıl kararı temyiz etmiş, ancak Mahkemece davacıya gerekçeli kararın 21/04/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacının ise kararı 02/05/2016 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği ve harcını yatırdığı anlaşıldığından yasal temyiz süresi olan 8 gün içerisinde temyiz edilmediği gerekçesiyle 31/05/2016 tarihinde davacının temyiz talebinin reddine dair Ek karar verilmiştir.
Davacı vekili ek kararı süresinde temyiz etmiş olmakla gereği görüşüldü;
Temyiz incelemesi sırasında davacı vekilinin 05.09.2016 tarihli, imzalı dilekçesiyle davadan feragat ettiği ve Mahkemece kimlik tespitinin yapıldığı ve davacı vekilinin vekaletnamede davadan ve kanun yollarından feragate dair yetkisinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Hükümden sonra ortaya çıkan ve hükmün kesinleşmesini engelleyen bu yeni olgu değerlendirilerek ek karar bozularak ortadan kaldırılmalı, asıl karar ise bozularak ve davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmelidir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin asıl ve ek kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
3-Alınan harçların mahsubu ile bakiye 2,50 TL harcın davacıdan tahsili ile ...'ye gelir kaydına,
4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 18,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine
7-Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde taraflara iadesine, 24/10/2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy