Mahkemesi :İş Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davalıların usulsüz kredi kullandırarak müvekkil kurumu zarara uğrattıklarını, görevi kötüye kullanma suçundan haklarında yapılan ceza yargılaması sonucunda ceza aldıklarını ileri sürerek uğranılan zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, kusurları bulunmadıklarından sorumluluklarının olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; borçlulardan...'in borcunu ödemesi nedeniyle hakkındaki davanın konusuz kaldığını diğer borçlular açısından Hazinece dava tarihinden sonra borçların kapatıldığından, davaya konu alacağın dava tarihinden sonra ödenmesi sebebiyle esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
6215 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 23/6 ve 7. fıkralarına göre:
“Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası Anonim Şirketinden 20/8/2002 ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden 30/1/2004 tarihinden önce üreticilerin kullandıkları, toplu köy ikrazatı/grup kredileri dışındaki tüm tarımsal kredilerden (18/4/2001 tarihli ve 2001/2312 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında ... kaynağına dönüştürülmüş tarımsal kredilerin kefilleri de dahil) bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Tasfiye Olunacak Alacaklar/Takip Hesaplarında kayıtlı borcu bulunanların (borcu yeniden yapılandırılmış olanlar dahil) kefillerinin sorumluluğu bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihte sona erer. Kefiller hakkında başlatılmış bulunan idarî veya kanunî takibat işlemleri, hangi aşamada olursa olsun kendiliğinden durur, mahkûmiyet kararlarının infazı ertelenir, infazı devam edenler derhal tahliye edilir.
Altıncı fıkrada belirtilen borçlular hakkındaki yasal takipler neticesinde, kesin aciz vesikasına bağlanan (faiz, masraf, yargılama gideri, vekâlet ücreti ve diğer her türlü fer'ileri dâhil) ... Bankası Anonim Şirketinin ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin alacakları (18/4/2001 tarihli ve 2001/2312 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındakiler hariç) ... tarafından karşılanır. Kesin aciz vesikasına bağlanan alacaklar, ... adına Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası Anonim Şirketi ve Tarım Kredi Kooperatiflerince takip edilir ve yapılan tahsilat, tahsilatın yapıldığı ayı izleyen ayın ilk haftası içerisinde Hazinenin hesabına aktarılır. Kesin aciz vesikasına bağlanan alacakların takip işlemleriyle ilgili masraflar ... hesabına aktarılacak tahsilattan mahsup edilir.” düzenlemesi getirilmiştir.
Somut olayda, davacının talep ettiği ... tarafından ödenmiş olan alacaklar açısından mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak yukarıda zikredilen mevzuat gereği, ... tarafından ödenen borçlarda takip yetkisi ilgili kooperatife geçmektedir. Bu nedenle takip yetkisi kendisinde olan davacının bu taleplerinin kabul edilmesi gerekirken, bu talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığı yolunda hüküm kurulması hatalıdır.
O halde davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 31.10.2016 gününde karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy